26 Ağustos 2008 Salı

başlık:başıma taçlık

dostlar seyrelmiş buyhude lafla vakti birazda biz dolduralım,

istanbulun bir havası var ki
öyle güzel ki,
onca derdimin tasamın arasında,
yakama yapışsa da, seviyorum,
döndüm neticede,
sevdiğim için,
keyife gittim, tuğçe ben,

çok şey yazasım var,
ve çok az enerjim,












gözlerin deliyor geçiyor,
bu yaşlar senin için akıyor,




böylesi sevdiğin için
bir kördüğüm oldu için
ağlıyorsun için için
demedim mi sana gönül,


16 Ağustos 2008 Cumartesi

göz gönül

sizce bir bağlantı var mı göz gönül arasında,
dudaktan kalbe inen sevgiler gördük,
düğüm düğüm boğazda kalanları,
bir şüphe gibi beyni kemirenleri,
ömür törpüleyenleri,
en imkansızını,
acı veren, acıları sileni,
bir bakışla bir şeyler unutulmalı bir bakışa muhtaç olunmalı,
araya mesafeler girebilir,
ben kendimden soyut tutmuşumdur mesafeleri,
şimdi teknolojiden yoksun neyim gitmez ona diyorum,

tribim,
tafram,
mesajlarım,
aramalarım,
bir iki görüntüm,

peki ya neyim gider teknolojiden yoksun,
sevgim hasretim,

keşke yalnız onlar gitse ve onlar gelse,

gözden ırağım,
peki ya gönülden,

11 Ağustos 2008 Pazartesi

armut piş ağzıma düş

son ses serdar ortaç dinliyorum artamdan koptum yaayayaaşaaa




ey masum bakışlı yâr
gözünde istanbul var
en az seni özlediğim kadar
istanbulu özledim,





her yana dağıldı ruhum

7 Ağustos 2008 Perşembe

işte bu benim ben


uzun bir zamandır internetim yok,uzun olmasa da sizden ayrı kalmak pek uzun geldi bana,esasında hala yok internetim ama açıp bir belge içimi dökebilirim,ahmetin yatağına oturdum,kurutma makinesinden gelen korkutucu sesleri anlamsızlaştırarak beynimdeşarkı söylüyorum hicaz makamında,ahmeti özledim, yusufu haceride büş mü evet onuda acıtasyonlarımla sizi bunaltmaya gelmedim,
ahmetin yatağından odayı farklı bir perspektiften incelerken gözüme hacerin günlüğü ve anket defteri takıldı uzun zamandır gizli gizli günlük okumamıştım,en son benim kahverengi kaplı defterim karıştırılmış,çantamda yeşil kalemle yazılmış bir mektup bulunmuştu,benim annem küçükken ben çantamı falan karıştırırdıhatta bir keresinde sınıftan bi çocuğun bana yazdığı mektubu bulmuş ben okumadan o okumuştu,kareli bir kağıda kurşun kalemle yazılmıştı,o zamanlar çok komikti şimdi samimi bulabilirim neyse,bende karıştırdım bundan 4 sene öncesinde hacer yazmış ki,


tarih:17.06.2004 haziran perşembe"sevgili günlüğüm. seninle yeni yeni tanışıyorum. inşaallah beni seversi. bugün sanki diğer günlerden uzun geçti.bugün sanki en güzel günüm gibi.bugün selcen diye kızın doğum günü vardı.onun doğum gününe gittim.onun sınıftan bir arkadaşıda gelmiştio barbiyi süslemeyle kalemler almış. hava atıyordu. sonra selcen onun yüzünden bize bağırdı.ve sonra bizde o kızın kalbini kırmaya başladık. başladık konuşmaya sen bizim en sevdiğimiz arkadaşımızdan ayırdın bizde seni ayıracağız.sen selceni kıskandığın için bizi ayırmaya çalışıyorsun dedik. sonra kıza serta perenerin şarkısını söyledik. kız ağladı.sonra kübra o kızla konuştu ve barıştık. sonra beraber balkona çıkıp çekirdek çitledik.sonra dışarıda berk yasin emre eve toprak attı."
şimdi bu günlükten neler öğrendik ona bakalım,1 selcenin doğum gününü2 bu salak selcen cidden salak sevmem kendisini, evine gelen misafirlere köpek çekiyor3 benim kardeşimde sertap erenerin adını serta perener sanıyor yetmedi4 adını bile yanlış bildiği bu zatı muhteremin acep hangi şarkısı çok merak ettim ile milleti ağlatıyor,5 üzerine barışıyor çekirdek çitliyor6 apartmanımızın haşeratları adlarını sayamıcam toprakları milletin balkonuna atıyor habire aidatlarımıza zam geliyor7 bende çok insafsızım canım oku da mileete okutma

neyse anket defterine geçelim hemen başlarda münire diye bi kız var oğlak burcuymuş
saçlarım.... siyah altları kahve rengi:)sevdiğim renkler.... lila çok açık, pembe, çok açık pembe (sanki yemek tarifi veriyor:)sevdiğim sanatçılar...sami yusuf, irem, mor ve ötesi veee bombaaa 50 cent bu ne tesat münire oğlak burcu birde:)
işte bir oğlak burcu daha,hobilerim.... amaaannsevmediklerim....blablablaideallerim.... tıp okicamfobilerim... yalan

neyse aslan burcuna geçelim,hobilerim... telefonla konuşmakideallerim.. doktpr öğretmen(aynen böyle olmak istiyorum falan yazmamış)hayalim...gerçekleşti(bu bir akım bundan önceki sazan da böyle yazmış:)
alın size kıl ikizler burcu birisi ismini vermek istemiyorum m ile başlıyor amaadresini yazmış tamamen yarışma programına katılmış sanki hediye göndericezuğurum.... yooooookk!!(gel döv birde halla halla)hayalim... her konuda dünya birincisi olmak ve cennete girmek(megolaman oluyorlar işte böyle:)

terazi burcu şevval ne yazmış ona da göz atalım bir,ideallerim.. vetriner olmak(nee anlamadım)dünyada en fazla istediğim şey... hemster almak(isteğe bak Allahını seversen)

akrep burcuna gelelim bu anketi tam üç tane akrep burcu insan doldurmuş, ve tevafuk ki hepsi 10 kasım doğumlu
ilki senanur,fobilerim... eziklerle dost olmaken sevdiğim hayvan... selcen (günlükte ki:)ideallerim... meslek mi kaldırım mühendisliğidünyada en fazla istediğim şey... annemle babamın barışması(boşanmanın çocuk psikolojisine etkileri)
ikincisi, en sevdiğim hayvan... tavşen yazmış bilgi vermekten kaçınmış septik ya ondandır saç renginin karşısında kocaman bir çizgi var
ve üçüncüsu;fobilerim... pis mekanlarda durmak zorunda kalmaksevdiklerim.. ahmet ailem arkadaşlarımsevmediklerim... YOKdünyada en fazla istediğim şey... dünya turu yapabilmek.....vee ,hayalim... harry potter gibi olabilmek
sonuncusu bendim sanki:)



defterin sonunda hacer kendisi anket yapmışhobilerim.. yüzmek uçmakfobilerim... ayı ve onun gibi hayvanlarsevdiklerim... nurefşan selcen ve şükransevmediklerim... sema, tuba ve büşra



umarım sizi zamanda bir yolculuğa çıkarabilmişimdirbeni özleyen herkesi özledim demem hemde hiç dememgidiyorum ama, uzun up uzun bir zaman burda yokum,size anı biriktirmeyi planlıyorum okursunuz,,,



ve bu part nize;

şimdi saat tam 01 01 inanıyorum cidden anlamlı benim için,kapının önünde nöbet tutmuyorsun ama ben oldukça korkusuzca evde geziyorum hatta, aniden çalışan kurutma makinesinden bile korkmuyorum,sana yazma kararı alınca kelimeler pek akıcı olmuyor,bunun bir tarifi var mı doktor bey dedim boş odaya sonra güldüm,mathilda gibi şuramda bir yumru vardı demek isterim sana ama uzun zor demesi,kısacası anladın sen onu,gözümden kaşımdan elimden kolumdan yağmurun sesinden anlarsın sen,klavyeye dokunmakta terddütlü parmak uçlarımdan da anlaşılıyor mu,ben yokken kendine iyi bak mektup yaz bana, kenarı yanmış olsun üzerinde sigara söndürülmüş olsun,kareli kağıda olsun, kurşun kalemle yazılmış olsun,buruşup kırışmış olsun,,deniz koksun yosun koksun,anısı olsun,bende bir anı olsun,

özlemeyi güzel kılan kavuşma anındaki mutluluktur diyorum işte o zaman mutlu olmak nasip olsun,
bundan sonraki şarkımız yumru yumru olmuş boğazlara gelsin dolu dolu olmuş gözleresıkılmış yumruklara,kızarmış burunlara,hırpalanmış kalplere,uyuşmuş ayaklara,umursamaz beyinlere,pişman olmuş bünyelere,