31 Aralık 2014 Çarşamba

Çok haksızlık yapıyorsunuz çok. Çok üzüyorsunuz çok kızdırıyorsunuz sonra susup kenara çekiliyorsunuz. Sonra da bizim boynumuz bükülüyor. Sonra suskunları yaprak dökümünü merhameti izleyip ağlıyoruz the big C yi izleyip içleniyoruz. Sigara da içemiyoruz dertli dertli tuvalete gidip gizli gizli hüzünleniyoruz. Kocamız soruyor hasta oluyorum Gözlerim yaşarıyor diyoruz. Kar yağıyor sevinemiyoruz. Neden boşveremiyorum acaba? Ya da boşveremem çok uzun Sürüyor neden? İçimde ki minik Ayakları ile karın duvarımı kımıl kımıl yapan Ufacık kalpli daha görmeden bile sevdiğim bebeğime yazık değil mi? Onun şakakları ve ensesi terlediğinde gıdığı siyah siyah çizgi olmuş haldeyken kirpiklerinden öpmek istiyorum. Yaaa yapma anne ya dese bile bi daha bi daha öpmek istiyorum. Sabahları Altını doldurmuş bir halde beni uyandırdığında yine de ona pis şebek oğlum benim demek Gülmek istiyorum. Mememi emerken o hayran hayran ona bakmak istiyorum. Ona onu sevdiğimi söylerken ben de bile demese alınmayacağımı ve onu işte o kadar çok seveceğimi düşünüyorum. Içimde o çok üzdüğünüz yer varya hepsini hep boşvereceğim. Yüreğim sizden boşalacak . Yüreğim sizi unutacak. Size artık neden diye sormayacağım. Çünkü Dişi çıkarken çenemi ısırmaya çalışan bi salyalı oğlum olacak. Ellerinin içindeki pamukları toplamaya kıyamayacağım. Işte o sizin farkında olmadan katlettiğiniz kalbimi hiç farkında olmadan temizleyip al Annecim diyor sizin haberiniz yok. Onun masumiyeti içimde iken çok haksızlık yapamazsınız bana Allah bana bir hediye verdi çok güzel bir hediye tüm hayallerimi gerçekleştirebilirim inş oğlum seninle sen benim şimdiden içim oldun, rahmimin içinden önce Allah sevgini kalbimin inş koymuş ne mutlu annene. 

12 Aralık 2014 Cuma

amalar yasak

bu gerizekalı ve hiçbi halta yaramayan blogu canlandırmaya karar verdim. tabii hepiniz adresimi unuttuysanız.çok güzel günler yaşadım. msn de saatlerimi verdim. çok sevdiğim insanlar oldu. winaypi hiç sevmedim. sezen aksuyu ve nazan önceli çok sevdim. ama insan biriktiremedim. bu konuda bir takım sıçışlar yaşadım. geriye dönüp baktığımda şimdi bile kendime söylemek istemediğim pişmanlıklarım var. u dönüşü yapmadığımın için üzgünüm. ve hesap sormayı hiç beceremediğim için. belki bunu becersem neden dşye sorup bir cevap bulup hayatıma yine aynı insanlarla devam edebilirdim ama sormadım salak gibi. anılarımı konuşabileceğim çok az insan var. hatta iki üç diyebilirim. bugün bir cenaze evine gittim o yüzden hayata karşı çok açık ve kompleksiz yaklaşabiliyorum.hatta bugün bir zamnalar sevdiğim beraber gülmeyi özlediğim ama kızgın olduğum birisini görseydim sarılıp boşver diyebilirdim. bi kere böyle birine selam verdim. somra pişman oldum ama sıkıntı değil.  hayatımı özet geçmek istemiyorum. sadece gecenin bi yarısı kocam hala sokaklarda sürterken ben başım ağrıyarak 30 km yoldan gelirken kimseye sitem bile edemediğimi fark ettim. kendi kendime konuşmak da artık tat vermiyor. bazen galiba herkes kendini çok yalnız ve hayatını bombok hissedebiliyor. şuanda da konsantre olup neler düşünüp neler yazmak istediğimi unuttum. galiba sadece yazmak istiyorum. insanın birlikte oturup güldüğü, konuştuğu ve kavga yaptığı insanlar yeteneklerini ve zeka seviyelerini etkiliyor. o zıkkım olası sanatçılar neden bohem hayat sürüyor sandınız akılllılarım.aylardır adam gibi bişi okumadım, izlemedim ve yazmadım. dertlerim sorunlarım yalnızca beni bağlayan şımarık ama çok derin mevzular değil. yüzeysel ve geçici yarın ne olduğunu unutacağım, ev hanımı sorunları. ev hanımlığı kutsiyetli ve fedakar hissettiren bişi mi yoksa zaman öldürücü işe yaramaz hissettiren bişey mi bilmiyorum bu soru çok saçma. bu aralar sevdiğim bi şarkı ile bu gerizekalı yazıya son veriyorum. sanırım uykum geldi. hello merro..