bazen bloğumu çok ciddiye alıyorum hal böyleyken birşey yazarken de oldukça kararsız olabiliyorum, oysa burası hayatımın reklam arası gibi bir yer,
çoğu blog sahibi gibi bazen durup hayatıma dışardan bakıp,kendimce çıkarımlar falan yapıyorum, hiç bloglardan tanışıp arkadaş olduğum kimse yok olsun da ister miydim bilmiyorum, bazen hayatımızda birşeyler sanal kalmalı diye düşünüyorum, he hoş kimse de bana mail falan atmadı yorum yazan sevgili okurlarım oldu ama :)
işte şimdi de bloğumu çok ciddiye alır gibi oldum, her ne ise,
bugün bol bol direksiyon eğitimi aldım pek sevgili hocamdan, bir ara bana epey sinirlendi falan;
"fir nereye gidiyorsun"
"hah işte sağı çizersin şimdi"
"kaldırıma çık istersen" gibi sözlerler beni yer yer gıcık etse de kontrol bende olduğu- ve canını:) çook sevdiği için anlayışlı oldu kerata:)
ben de onu bir güzel gezdirdim,
sonra tavla oynamaya gittik, ya şimdi o beni hep yeniyor ya, yani zarları eline alınca herşey değişiyor bir bakıyorum kırmış kapı almış, yoksa kendimi geliştiridm o eski halimden eser yok, yine 2-0 lık (mars yok:) bir skorla zafere edim adımlarla koşarken bi anda oturduğumuz yerin elektrikleri kesildi, aman Allahhım işte aradığım fırsat bu diye gözlerinin içi parlayan ben elime sığdırabildiğim kadar pulu gözden kaybolur hale getirdim,
ancak karşımda oturan sansar bey neler oliiyiii orada diye olayı kavramakta geçikmedi,
sonuç malum yenildim 3-1:((
yani msnde yenilip teşhir edilmenin acısını çıkartıyor, bense her seferinde üff leyip yüzümü düşürüyorum, esasında yenilince bile mutlu olabiliyorum,
sonra ben eve geldim yusuf okuldan feyze adlı bir kıza aşıkmış ve kızın ahmetin tabiri ile "elllaa" gözleri varmış, yusuf bu konularda prensip sahibi ünlüler gibi davranıyor ser verip sır vermiyor, ve yaaa var mı bişi dendiğinde kameralara saldırıyor gibi şeyler yapıyor, olayın ortalık karıştırıcı paparazisi ben ispikçisi ahmet oluyor böyle bir durumda,
napalım böyle yuvarlanıp gidiyoruz
lastrose sanırsam evinde çıldırmış beni çağırdı bizim ev apartmanın en tropikal evi olduğuçün ve lastrosun evi kutup iklimi ile benzerlikler gösterdiğçün sıkı sıkı giyinip meyve çayı içmeye gidiyorum,
"gözlerinden gülümse eksik olmasın, bugün gözünü korkuttum bilerekten şaşkın şaşkın bakışını keşke gözlerime hapsetseydim sonra başa sarar başa sarar izler dururdum"
25 Aralık 2009 Cuma
22 Aralık 2009 Salı
sarı kaş
**kaşlarımı boyattım
**hatta yetmedi, saçlarımı kestirdim
**ikitane üst üste greyfurt yedim, yerkenki sabrıma sukunetime hayran kaldım,
**sonra sonra işte o kadar:)
asıl blog yazma amacım:bu aralar seni öyle çok bunaltım ki, biliyorum farkındayım, üzdüm sıktım oofff be dedirtim ama sen sen öyle bambaşkasın ki,
anlatsam kınamazsın, anlarsı, kızsan da hep haklısın, sonra bana kızıp elimi tutar gözüme bakarsın,
şimdi niye pişmanım biliyor musuni keşke keşke işte sen dediğin gün hadi hemen şimdi deseydim tutup kolundan senin sinemaya gitseydik,
sana hep en güzel şarkılar gelsin ama bu ben yokken hep kulaklarında çınlasın...
**hatta yetmedi, saçlarımı kestirdim
**ikitane üst üste greyfurt yedim, yerkenki sabrıma sukunetime hayran kaldım,
**sonra sonra işte o kadar:)
asıl blog yazma amacım:bu aralar seni öyle çok bunaltım ki, biliyorum farkındayım, üzdüm sıktım oofff be dedirtim ama sen sen öyle bambaşkasın ki,
anlatsam kınamazsın, anlarsı, kızsan da hep haklısın, sonra bana kızıp elimi tutar gözüme bakarsın,
şimdi niye pişmanım biliyor musuni keşke keşke işte sen dediğin gün hadi hemen şimdi deseydim tutup kolundan senin sinemaya gitseydik,
sana hep en güzel şarkılar gelsin ama bu ben yokken hep kulaklarında çınlasın...
21 Aralık 2009 Pazartesi
19 Aralık 2009 Cumartesi
29 kasım 2008 cumartesi
anlatılmak için yaşanmayan herşey adına; yaşanmışlık sanki tekerrüden ibaret,
başlangıçları takip eden bitişler,
yeminler tövbeler,
bir kahve fincanının içinde aranan gerçekler,
göz yumulanlar,
bende bazen kendimi güçlü bulmuyorum,
bir yerde minik ufacık bir şeye saatlerce ağlayabilecek kadar kırılgan olabiliyorum,
sonra şöyle bir yutkunuyorum,
üzülüyorum ben ama neden,
sana tüm samimiyetimle anlatsam bloğum,
anlatamıyorum ki,
yaa uff o anlatsın diye topu atasım var birilerine,
ama neden ama niçin diye sorma,
minik soğuk üşümüş bir el dokunabilir sanırım en zayıf yerime,
ya da en zamansız kahkaha yıkabilir topyekun beni,
acı aramıyorum izlediğim filmlerde,
okuduğum kitaplarda,
konuştuğum suratlarda,
istersem her yerde bulurum bir ağaç kabuğunda bile
bir tırnak yarasında bile,
ama aramıyorum,
şöyle bir bakıyorum, bazen durup,
hayatı durdurup,
sonra bir çift göz ile gözgöze gelmek oluyor en büyük korkum,
durdurulanlar durmuyor,
kendime herkesten ziyade yabancıyım bende,
bazen benden bile özür dileyesim var,
affedersin sen,
afedersin biliyorum
biraz da mecburiyetten
18 Aralık 2009 Cuma
istanbulda kar var
ama sabahtan beri birisine hani burnunda bi kıymık olurya... demek istiyorum ı ııh demedim,
herkesin kalbi yumruğu kadarmış,
herkesin kalbi yumruğu kadarmış,
17 Aralık 2009 Perşembe
vakitsiz uykulardan uyandır beni
koyverme beni vakitsizdir mutlaka
uyandır çürüyenlerimi bir bir tazele
en sert sesini edin en zorlu tavrını al
kayayı çıkartmıştık tepeye kadar
ufacık ufacık bir şey
itecek kadar.
turgut uyar
uyandır çürüyenlerimi bir bir tazele
en sert sesini edin en zorlu tavrını al
kayayı çıkartmıştık tepeye kadar
ufacık ufacık bir şey
itecek kadar.
turgut uyar
16 Aralık 2009 Çarşamba
yalnızın durumları
15 Aralık 2009 Salı
10 Aralık 2009 Perşembe
9 Aralık 2009 Çarşamba
yarım açık gözlü uykulu ikonum
29 Kasım 2009 Pazar
daha dokunmadan kurudu irem..
bir misafirliğe gitsem
bana temiz bir yatak yapsalar
herşeyi,
adımı bile unutup
uyusam...
kalktığımda yatağım hala
lavanta koksa
kekikli zeytinli bi kahvaltı hazırlasalar
nerde olduğumu hatırlamasam
hatta adımı bile unutsam
melih cevdet anday
bana temiz bir yatak yapsalar
herşeyi,
adımı bile unutup
uyusam...
kalktığımda yatağım hala
lavanta koksa
kekikli zeytinli bi kahvaltı hazırlasalar
nerde olduğumu hatırlamasam
hatta adımı bile unutsam
melih cevdet anday
ah bu şarkıların gözü kör olsun
bu bayramların bi anlamı olmalı,
çok değişik bi bayramdı,
çok az et çok az şeker yedim,
çok az güldüm sanki..
çok değişik bi bayramdı,
çok az et çok az şeker yedim,
çok az güldüm sanki..
24 Kasım 2009 Salı
yaşamak zorunda olduğum beraberliğim; bloğum..
herşey geleceğe kanıt bırakmak istemem ile başladı gecenin bir yarısı bile yatağımdan kalkıp sana birşeyler yazdım bloğum,
bazen yazdım sadece sen bildin taslak olarak kaldı onlar,
gün geldi anılarımdın sen seni hayatımdan çıkanlardan sakladım,
seni onlardan arındırmadım ama seni onlardan sakladım bu benim hakkım değil mi,
yok olduysan hayatımdan bulaşma benim klavyemden çıkan sözcüklere bile bakama,
seni başka başka bilgisayarlardan okudum, geçmişi silmeyi unutmam gerek dedim kendi kendime,
seni çok sevdiklerime okuttum,
sonra zaman geçti aylar oldu yıllar oldu, açtım seni okudum, senin ile geçen zamanlarımı okudum,
nerelerden sana yazmışım yazdıklarıma dokundum,
içime dokundun,
gözlerim nemlendi bazı bazı,
sana veda edememek var hayatımda,
kimsenin umrunda değil belki burası ama, sen bana aitlerdensin, sen herkesten çok en çok benimsin,
sana el sallayamamak var hayatımda,
bazen yazdım sadece sen bildin taslak olarak kaldı onlar,
gün geldi anılarımdın sen seni hayatımdan çıkanlardan sakladım,
seni onlardan arındırmadım ama seni onlardan sakladım bu benim hakkım değil mi,
yok olduysan hayatımdan bulaşma benim klavyemden çıkan sözcüklere bile bakama,
seni başka başka bilgisayarlardan okudum, geçmişi silmeyi unutmam gerek dedim kendi kendime,
seni çok sevdiklerime okuttum,
sonra zaman geçti aylar oldu yıllar oldu, açtım seni okudum, senin ile geçen zamanlarımı okudum,
nerelerden sana yazmışım yazdıklarıma dokundum,
içime dokundun,
gözlerim nemlendi bazı bazı,
sana veda edememek var hayatımda,
kimsenin umrunda değil belki burası ama, sen bana aitlerdensin, sen herkesten çok en çok benimsin,
sana el sallayamamak var hayatımda,
21 Kasım 2009 Cumartesi
anı katliyamı
ne zaman bu şehre sis inerse buğu buğu pencerenden sokağı seçemezsen, parmak uçların uyuşurcasına üşürse ve burnu palyançonunki gibi olursa,
hiç adetin olmadığı halde arebesk müzik dinlemek için frekanslar arası yolculuk yaparsan,
ayağının küçük parmağına tüm bedenine duyduğun şefkatten daha fazla şefkat duyarsan
beni hatırla..
bir tencereye yemeğe karşılık bir tane kaşığın varsa,
sırtını yaslamak istediğin hiç kimse yoksa arkanda,
hiç tanımadığın insanlara anlatacak birşeyler bulursan kendinden,
dalıp dalıp daldığın yerden çok uzaklardan ansızın çıkarsan,
okuduğun saman kağıdı kitaplar hale hale renk değiştirise,
yastığın tuzlu su kokarsa,
beni hatırla,
ızdırap değil neşe olsun sana,
bana..
19 Kasım 2009 Perşembe
hey herkes
herkes diye birşey var,
herkes diye,
herkes ben de varım,
bu dünyadaki herkes gibiyim,
herkes biraz da benim,
herkes; beni de alın,
herkes; ben olmadan herkes olamazsınız
herkes bende herkes gibiyim,
bazen herkes kelimesinin çok söylenmiş hali gibi anlamsızım....
herkes diye,
herkes ben de varım,
bu dünyadaki herkes gibiyim,
herkes biraz da benim,
herkes; beni de alın,
herkes; ben olmadan herkes olamazsınız
herkes bende herkes gibiyim,
bazen herkes kelimesinin çok söylenmiş hali gibi anlamsızım....
18 Kasım 2009 Çarşamba
hatam
biliyorum, sadece istiyorum hiç çaba sarfetmiyorum ve bekliyorum,
sabırla belki ama durağan bir şekilde bekliyorum,
ve şimdi suratıma çaldım hatamı
sabırla belki ama durağan bir şekilde bekliyorum,
ve şimdi suratıma çaldım hatamı
16 Kasım 2009 Pazartesi
çok başım ağrıyor

uyku düzenim ambele oldu, geceleri ballı ballı sohbetler, sonrasında sabahları uykulu uykulu uyanmalar,
blog aleminde de herkescikler aşık olmuş terkedilmiş, yorulmuş, üzülmüş kırılmış gibi bir hava sezdim, bende de oluyor ama geçiyor işte dedim,
insanlar küçük dünyalarınsa neler yaşıyorlar, ne düşünüyorlar, kimisinin saçları ıslak üşüyor kimisinin bir ayağı diğerini ürkütüyor sağukluğu ile,kimisi yorgun düşmüş hayatın meşgalesinde, kimisi aşık olmuş ilk aşık olan kendisi sanıyor, görüyor heyecanlanıyor, özlüyor mahvoluyor.
insanlar küçük dünyalarınsa neler yaşıyorlar, ne düşünüyorlar, kimisinin saçları ıslak üşüyor kimisinin bir ayağı diğerini ürkütüyor sağukluğu ile,kimisi yorgun düşmüş hayatın meşgalesinde, kimisi aşık olmuş ilk aşık olan kendisi sanıyor, görüyor heyecanlanıyor, özlüyor mahvoluyor.
küçük dünyalarımızda neler neler oluyor kimseciklerde görmüyor bilmiyor,
uzak uzak haneler gibiyiz ışığımız görünüyor bazen sönüyor bazen kesiliyor,
ev ev üstüne olmuyor..
mum ışığını bile mumla arar oluyor olsak da zaman zaman, hepimiz yaşamayı seviyoruz, her gün birgün daha var diye içten içi minike olsada bir sevinçle kalkıyoruz,
minik dünyalarımızda kendi kulvarımızda koşturuyoruz kaçışıyoruz, sıvışıyoruz, emekliyoruz, sürünüyoruz zaman zaman uçuyoruz..
yumuşak kalkış ve inişler, mutlu uçuşlar
15 Kasım 2009 Pazar
hapşuuiii
**ya ne hoşuma gidiyor sadistçe biliyo musun, millet belasını buluyor, bekasını bulamıyor, heheyy,
lan size noldi renginiz niye soldi diyesim geliyor, bak bunu sorcam ilk işim bu olacak:)
**tatlı telaşımız bitiverdi, teyzemler kuzenler, bizim odaya doluverdi, bazen mal yalnızlığımı özler oldum,
**yusufa .%90 donuz gribi dediler tahlillerden durum temiz çıktı cümlemiz rahat bi nefes aldık,
**kendime elbise ayırtım salı alıyorum, bak bi hedefim var kızım benim,
**negül teyzemle kanka olduk, beraber sigara içiyoruz falan, herşey çok tıkırında,
** bugün bengal tigerın doğum günü mesela mesaj atacağım ikinci hedefim,
**ay birde şey çok koyuyor şimdi istediğim an yanımda değil, bazen arıyorum açamıyorsun ya o iişte, akıllım bunlar başka başka duygular,
**ya büş bugün cillop gibi olmuştu da ben niye matemiktim anlamadım,
**kuafördeki kız bana ilaç verdi hemen yuttum acabe başka bişiydi de ben mi mallık yaptım bilemedim,
**büşra uyurken horlamak değil de ilginç sesler çıkarıyor, bu sesler benim hoşuma gidiyor, hırlıyor tarçını anımsatıyor,
**meryem ne tatlı öyle beslenir ki bu tadında, kuzen ama sanki yeğen gibi bana o tadı verebiliyor,
**bugün çok yoruldum, az önce balkaymağım aradı yirim seni ben, bende seni çok çomçok hemde pek bi çok seviyorum uleenn,
**nizin de gelmesine az kaldı, heyecanlanma diye terapiye başladım bile bugün de telde dedimki arkadaşı gelmiş aradı beni bende ay ben rahatsız etmeyeyim dedim, yok ne demek hadi görüşürüz dedi olayı çözemedim:)
**babam acayip karizma sahibi fotolarına baktım adamdaki karizma enişte beyde yok inan, bembeyaz dişler gülümsemeler falan can yakıcı, alıcı gözüyle baktım gideri var dedim annemi de biraz kıskandırdım,
**yusufla muhabbet sarmıştı ama ben çok yogundum sen gittikten sonra hep uyudum sopsory,
**seniyablanın bebeği olmuş burdan tebrik ederim, kontörlü hat insan ilşkilerine düşman oluşum karşıyım grup bile açarım,
**cüzdanımda az buçuk param var, mutluluk veriyor,
**ışıl akkabi manyağı olmuş, birde benm dolabımın kapağını kapatmak için iki gramlık enerjisinyle çıldırıyor, annem sen git akkabinin tekini bul bana bulaşma:)
**dünyanın bir numaralı pot uzmanı anneannem ardından süt kardeşi, sizi sayıyla mı bu aileye verdiler, napıyonuz siz yaa?
**ağzıma takılan şarkıyı söyleyesim var "yine aylardan kasım, sende kaldı bir yanım..
**duygusal bünyeme dur dedim gari, ağlaya ağlaya uyması güzel diye heba ettim kendimi, artık normal insanlar gibi hayal kura kura uyuyorum,
**burdan diğer tüm mallara seslenmiyorum ama okumayın bloğumu gidin gazete okuyun olmadı internetten haber takip edin burda sizi ilgilendiren bişi yok, gidin kakanızla oynayın, bunu da anneannemden yeni öğrendim, canım sıkılıyor diyenlere diyor,herkes buraya baksın burda çılgın bir kadın var,
**sivaslılarda bi enstantine olmak zorunda mı?
**öyle uykum vardki göz kapaklarıma fooorrgg diyen kurbağalar oturdu, zıbırdamıyorlar,
şarjım buraya kadar yettiniz gari,
**iyi gecelere demeye şeyettim ben, ayrıca akrostiş baştan sona okumaya çalışın !:şaka şaka!:
lan size noldi renginiz niye soldi diyesim geliyor, bak bunu sorcam ilk işim bu olacak:)
**tatlı telaşımız bitiverdi, teyzemler kuzenler, bizim odaya doluverdi, bazen mal yalnızlığımı özler oldum,
**yusufa .%90 donuz gribi dediler tahlillerden durum temiz çıktı cümlemiz rahat bi nefes aldık,
**kendime elbise ayırtım salı alıyorum, bak bi hedefim var kızım benim,
**negül teyzemle kanka olduk, beraber sigara içiyoruz falan, herşey çok tıkırında,
** bugün bengal tigerın doğum günü mesela mesaj atacağım ikinci hedefim,
**ay birde şey çok koyuyor şimdi istediğim an yanımda değil, bazen arıyorum açamıyorsun ya o iişte, akıllım bunlar başka başka duygular,
**ya büş bugün cillop gibi olmuştu da ben niye matemiktim anlamadım,
**kuafördeki kız bana ilaç verdi hemen yuttum acabe başka bişiydi de ben mi mallık yaptım bilemedim,
**büşra uyurken horlamak değil de ilginç sesler çıkarıyor, bu sesler benim hoşuma gidiyor, hırlıyor tarçını anımsatıyor,
**meryem ne tatlı öyle beslenir ki bu tadında, kuzen ama sanki yeğen gibi bana o tadı verebiliyor,
**bugün çok yoruldum, az önce balkaymağım aradı yirim seni ben, bende seni çok çomçok hemde pek bi çok seviyorum uleenn,
**nizin de gelmesine az kaldı, heyecanlanma diye terapiye başladım bile bugün de telde dedimki arkadaşı gelmiş aradı beni bende ay ben rahatsız etmeyeyim dedim, yok ne demek hadi görüşürüz dedi olayı çözemedim:)
**babam acayip karizma sahibi fotolarına baktım adamdaki karizma enişte beyde yok inan, bembeyaz dişler gülümsemeler falan can yakıcı, alıcı gözüyle baktım gideri var dedim annemi de biraz kıskandırdım,
**yusufla muhabbet sarmıştı ama ben çok yogundum sen gittikten sonra hep uyudum sopsory,
**seniyablanın bebeği olmuş burdan tebrik ederim, kontörlü hat insan ilşkilerine düşman oluşum karşıyım grup bile açarım,
**cüzdanımda az buçuk param var, mutluluk veriyor,
**ışıl akkabi manyağı olmuş, birde benm dolabımın kapağını kapatmak için iki gramlık enerjisinyle çıldırıyor, annem sen git akkabinin tekini bul bana bulaşma:)
**dünyanın bir numaralı pot uzmanı anneannem ardından süt kardeşi, sizi sayıyla mı bu aileye verdiler, napıyonuz siz yaa?
**ağzıma takılan şarkıyı söyleyesim var "yine aylardan kasım, sende kaldı bir yanım..
**duygusal bünyeme dur dedim gari, ağlaya ağlaya uyması güzel diye heba ettim kendimi, artık normal insanlar gibi hayal kura kura uyuyorum,
**burdan diğer tüm mallara seslenmiyorum ama okumayın bloğumu gidin gazete okuyun olmadı internetten haber takip edin burda sizi ilgilendiren bişi yok, gidin kakanızla oynayın, bunu da anneannemden yeni öğrendim, canım sıkılıyor diyenlere diyor,herkes buraya baksın burda çılgın bir kadın var,
**sivaslılarda bi enstantine olmak zorunda mı?
**öyle uykum vardki göz kapaklarıma fooorrgg diyen kurbağalar oturdu, zıbırdamıyorlar,
şarjım buraya kadar yettiniz gari,
**iyi gecelere demeye şeyettim ben, ayrıca akrostiş baştan sona okumaya çalışın !:şaka şaka!:
14 Kasım 2009 Cumartesi
10 Kasım 2009 Salı
2 iki yirmi2 eder:)

ahanda yirmi iki oldum,
çok teşekkür ederim onlara hemde çok beni ne çok mutlu ettiler bilemezler,
dedim neyim var benim bugün, hiç yemedim hemde gülmüyor yüzüm,
mihrimahta iki oturdum, kimsesiz gibi, sonra sonra
tam kurşuni renkleri dinlerken gökyüzü renklendi, mavi kırmızı sarı pembe turuncu moroldu,
gözlerimde iki tane kuş beliriverdi,
en güzel nazan öncel şarkılarım oldu kulağımda,
ayağımda bir çift kunduram oldu kül kedisi olamam,
bir kutu dolusu şekerlerim oldu veren eller şeker zati,
bu sabah yine ağlamaklı uyanmıştım, oysa...
ben ağlayanı teselli edemem,
ben gözlerdeki hüznü çökertemem biliyorum,
ben bazen görürüm ama susuveririm,
ben susmayı tercih ederim,
yüzünü dökme küçük kız
kızma onlara
yalnız sen misin bir düşün
zincir oranda buranda
her tutsağın bir kaçışı
uykunun uyanışı da vardır
her siyahin bir beyazı
gecenin de gündüzü vardır
3 Kasım 2009 Salı
31 Ekim 2009 Cumartesi
tırnağı kırılmış parmağım gibisin ne zaman unutsam bir şekilde hatırlatıyorsun
millette pazartesi sendromu olur bende pazar,
cumartesiden pazartesiye atlasak keşke,
hiç mutlu olmuyorum hemde hiç,
baş ucumda yarı yarım okunmuş iki tane kitabım var,
rüzgarın uğultusu güzel de ya üşüyenler onlar ne yapsınlar,
evli kadınlarla takıla takıla bissürü koca karı bilgim oldu,
aa o öyle olmaz böyle yapılır falan diye hemen şıp diye bişi diyebiliyorum,
ama hala bana güvenip kahve yaptırmazlar,
sen sakarsın derler,
ölürsem
ölmemiş gibi yaparım
sen üzülmeyesin diye....
neşe yaşın
cumartesiden pazartesiye atlasak keşke,
hiç mutlu olmuyorum hemde hiç,
baş ucumda yarı yarım okunmuş iki tane kitabım var,
rüzgarın uğultusu güzel de ya üşüyenler onlar ne yapsınlar,
evli kadınlarla takıla takıla bissürü koca karı bilgim oldu,
aa o öyle olmaz böyle yapılır falan diye hemen şıp diye bişi diyebiliyorum,
ama hala bana güvenip kahve yaptırmazlar,
sen sakarsın derler,
ölürsem
ölmemiş gibi yaparım
sen üzülmeyesin diye....
neşe yaşın
tarçınıma;
seni nasıl özledim sana dair özlemlerimi nasıl içime hapsettim bilemezsin, bazen yanı başımda gülemiyorsun diye üzülürken,
bambaşka yerlerde ya ağlıyorsun diye içimde kocaman bir dert anlatamam,
hayatımdan gidenlerden biri olmasaydın keşke sen,
kimse seni sormasın bana, kirpiğimin ucunda damlalar süzülüverir ansızın,
kapının önünde gelenlere miyavlayşın,
sonra ekmek poşedinin hışırtısına hassas kulakların,
pusuya yatıp ayağıa saldırışın,
ders çalışırken gelip kalemlerimi yere atıp uzanklaştırışın,
bu eve geldiğinde ne kadar ufaktık,
ama korkuyordum senden,
omzuma alıp öpemiyordum seni,
senden ayrılmanın acısı çok fenaymış bilemedim keşke,
keşke uslu dursaydın,
keşke
yapmasaydın be tarçın,
oğluşum diye sana seslenemiyorum ben,
annem diyemiyorum kimseye,
o kadar kumunu temizledim,
ama gocunmadım, seviyordum seni,
göz bebeklerin ansızın büyüyordu ya nasıl tatlı oluyordun,
kapının dışından açalım diye miyavlarken içim gidiyordu,
camın önünde hava alırken rüzgarla dans eden tüylerin vardı,
sen güzel kediydin,
sen benimdin,
şimdi bensiz uyuyorsun,
içinden belki bana ne çok kızıyorsun,
ah tarçın ah keşke
keşke
ne çok özledim seni bilemezsin,
ne çok,
koşa koşa gelsen,
salam çalsan küçük hırsız seni desem,
apartman kapısından sıyrılıp kaçsan, bende merdivenlerde peşine düşsem
ahh tarçın ah..
bunlarla alakalı
hem de çok bunu unutma,
seni çok seviyorum,
tarçın
30 Ekim 2009 Cuma
28 Ekim 2009 Çarşamba
is-te-mi-yor-um
yarın okula gitmek istemiyorum,
canım çekmiyor
hem bugün uzun zaman sonra eve içim korka korka geldim,
bu heyecanı özlemişim,
bir de tavana bakarak hayal kurmayı,
apartmanımza yeni gelin olarak gelen genç kızlar yavaş yavaş çaresiz olmaya başlayıp,
sakın aman sakın hayal kurmayın geleceğe dair,
üzülürsünüz diyorlar
kurmazsak daha çok üzlürüz bence, kuralım yaaa nolur..
10 tane indi bindi vesait yapmış zavallı bir kızın uyuması lazımsa eğer
bloger da işi ne hoşçakalın
canım çekmiyor
hem bugün uzun zaman sonra eve içim korka korka geldim,
bu heyecanı özlemişim,
bir de tavana bakarak hayal kurmayı,
apartmanımza yeni gelin olarak gelen genç kızlar yavaş yavaş çaresiz olmaya başlayıp,
sakın aman sakın hayal kurmayın geleceğe dair,
üzülürsünüz diyorlar
kurmazsak daha çok üzlürüz bence, kuralım yaaa nolur..
10 tane indi bindi vesait yapmış zavallı bir kızın uyuması lazımsa eğer
bloger da işi ne hoşçakalın
25 Ekim 2009 Pazar
sana sözüm vardı hatıra olsun mu

ikibin on yılına doğru hızla ilerlemezken zaman, var mısın yok musun adlı zeberek züberek yarışma bir tane geveze yarışmacısına 500 bini verdi, izleyiciler bir oh çekti,
artık kimse kutumda şu var bu var demeyecek, kimse orda zırıl zırıl ağlayıp akşam neşemizi söndürmeyecek,
ikibin dokuzun neticelenmesine az bir zaman kala, insanlar daha bir tahammülsüz sanki, ve ben her zaman ki gibi ağlak bir insanım,
kötü başlamış mıydı ikibin dokuz hatılamıyorum ama güzel biter temasındayım,
bu blog bir anı olma yolunda harf harf ilerler iken, kelimeler beynimin farklı köşelerinden koşup koşup, beyaz bir sayfaya aksolurken saat 19 18i gösteriyor,
zaman çabuk değişiyor,
bir kedinin düşüncelerini anlatamaması gibi ben de zorlanıyorum, gözlerimle hayali daireler çiziyorum
hayatımda anlamını yitiren onlarca değer arasında görmezden geldim sanma görüyordum biliyorum,
hep yeni hep değişik şeyler öğrettin bana,bi kerem benim içimdeki eti puf sevdasna hindistan cevizi ekledin, şekerleme kattın, bonibon kapaklarımın sayısını artırdın,
benden bişiler sakladın, ben bilmedim ama anlamaya çalışmadım, senin sırların olmalı,
ve sen birgün yıllar geçse de orda bir yerlerde ol isterim,
sütten ağzım yanmış olsa bile, korkmuyorum inan,
en güzel yarınların seni beklemesini dilerim,
bir elimde elma, diğer elimde kranç mahallede top koştururken , siyah-turuncu formasıyla hakan şükürü dolmuştan inerken görünce şaşkına döndüm...
not:söz verince yerine getirmem gerektiğini düşündüm, daha güzeli olabilirdi biliyorum..
21 Ekim 2009 Çarşamba
kafatasında çorba pişen insancık
şimdi okumaya değmez butonun götürmeden önce parmağını bi dön bak kendine,
minik minnacık egonun böyle minik şeylere ihtiyacı varsa eğer,
al benden sana hediye olsun, aman benden başka kimseye yeterki zararın dokunmasın,
muhatap alınmaya değmezsin ama, bil sen hediyenin tadını çıkar ufaklık
minik minnacık egonun böyle minik şeylere ihtiyacı varsa eğer,
al benden sana hediye olsun, aman benden başka kimseye yeterki zararın dokunmasın,
muhatap alınmaya değmezsin ama, bil sen hediyenin tadını çıkar ufaklık
kendini tanıtma bana
ben senin ciğerini bilirim,
hayata gerçeklere göz yumduğuna defalarca şahidim.
kendini sakın tanıtma bana,
gurursuz kalpsiz ruhsuz hissiz demem sana,
iyi biri de olabilirsin belki karşıdan bakınca,
ama hiç iyi hatıralar bırakamadın ki,
bu kadar da acımasız olunmaz belki,
gülüşlerimiz aklıma neden gelmiyor,
neden ağladığını düşündüğümde içim sızlamıyor,
tüm ezilmişliğini hayattaki, farklı bir kişilğe bürünüp benimle mi tatmin ettin inan bunu da aklım almıyor,
afiyet olsun parmaklarının kenarlarını iyi ısır daha çok kanasın,
çünkü hep kanatamazsın elbet kanayacaksın..
hayata gerçeklere göz yumduğuna defalarca şahidim.
kendini sakın tanıtma bana,
gurursuz kalpsiz ruhsuz hissiz demem sana,
iyi biri de olabilirsin belki karşıdan bakınca,
ama hiç iyi hatıralar bırakamadın ki,
bu kadar da acımasız olunmaz belki,
gülüşlerimiz aklıma neden gelmiyor,
neden ağladığını düşündüğümde içim sızlamıyor,
tüm ezilmişliğini hayattaki, farklı bir kişilğe bürünüp benimle mi tatmin ettin inan bunu da aklım almıyor,
afiyet olsun parmaklarının kenarlarını iyi ısır daha çok kanasın,
çünkü hep kanatamazsın elbet kanayacaksın..
tee bosnadan biri bloğuma girmiş

**hoşgelmiş:)
**hayatımın bir yılını verdiğim bosnadan belki de horizon internet cafeden artıkın kim ise,
**msnde bir Allahın kulu da onlayn olmaz mı yoktu kimse, kimseye de sarasım yok,
**tarçın bu ara çok uyuyor okula giderken sabah uyuyordu geldim yine uyuyor,kış uykusuna mı yattı diye düşünüyorum,
**bugün hayatımda ilk defa pilav yemek için pilavcıya gittim,
**birgün ganyan bayiine gitmek istiyorum
**direksiyon dersi aldığım adam çomçok heveze habire nişanlısını arayıp, aşkım seni seviyorum diyor,buna katlanamıyorum,
**az önce annemle atıştık, bana ağlayasın varsa git ağla dedi
**şimdi de tek başına çay içiyor,
**esasında bu sabah yaşadığım hayal kırıklığı tüm günümü etkiliyor bunun farkındayım ancak, üstünü örtmeye çalışıyorum,
**insanlara karşı kinci olamıyorum,ama geçen bi cafenin tuvaletine, cüzdanımdaki resimlerini yırtıp attım, ağır geldi taşımak,
**bana birileri onları sorduğu zaman bazen bilmem bazen görüşmedik bazen gelir şimdi bazen de artık görüşmüyoruz diyorum, keyfimce tavırlar içerisindeyim,
**sorumluluklarım ya çok az yada çok fazla çünkü, başarım minimalize edilmiş durumda,
**küçük bi not defteri aldım, sanki çok önemli şeyler yazıyormuş gibi otobüste, motorda çıkarıp bişiler karalıyorum,
**şerbetle içine kedi araba hırsız adam bile çizdik,
**birisine blog sözü verdim seni yazacağım dedim, ama yazmadım yazacağım söz,
**selamımı lutuftan saymıyorum ama selam verirsem içimden bişiler acır diye vermiyorum
**bazen rüyalarımda çok korkunç şeyler görüyorum, ve en çok odadaki ayılardan korkuyorum uyanıp,
**müzik dinleyemiyorum, çünkü telefonum bozuldu, diğer tel içinde kulaklığım yok,
**savaş muhabiri olmayı çok isterdim, ve bazı şeyler hayalden öteye değil beriye gelse keşke,
**uyuyan insanların üzerlerini örtmeyi çok seviyorum,herkes uyurken ne masum,
**yazacak bişiyim kalmadı, keşke daha çok olsa,
Gitme yoksa adım geçer akşam haberlerinde
Git gide yaşlanırsın bir akıl hastanesinde
**hayatımın bir yılını verdiğim bosnadan belki de horizon internet cafeden artıkın kim ise,
**msnde bir Allahın kulu da onlayn olmaz mı yoktu kimse, kimseye de sarasım yok,
**tarçın bu ara çok uyuyor okula giderken sabah uyuyordu geldim yine uyuyor,kış uykusuna mı yattı diye düşünüyorum,
**bugün hayatımda ilk defa pilav yemek için pilavcıya gittim,
**birgün ganyan bayiine gitmek istiyorum
**direksiyon dersi aldığım adam çomçok heveze habire nişanlısını arayıp, aşkım seni seviyorum diyor,buna katlanamıyorum,
**az önce annemle atıştık, bana ağlayasın varsa git ağla dedi
**şimdi de tek başına çay içiyor,
**esasında bu sabah yaşadığım hayal kırıklığı tüm günümü etkiliyor bunun farkındayım ancak, üstünü örtmeye çalışıyorum,
**insanlara karşı kinci olamıyorum,ama geçen bi cafenin tuvaletine, cüzdanımdaki resimlerini yırtıp attım, ağır geldi taşımak,
**bana birileri onları sorduğu zaman bazen bilmem bazen görüşmedik bazen gelir şimdi bazen de artık görüşmüyoruz diyorum, keyfimce tavırlar içerisindeyim,
**sorumluluklarım ya çok az yada çok fazla çünkü, başarım minimalize edilmiş durumda,
**küçük bi not defteri aldım, sanki çok önemli şeyler yazıyormuş gibi otobüste, motorda çıkarıp bişiler karalıyorum,
**şerbetle içine kedi araba hırsız adam bile çizdik,
**birisine blog sözü verdim seni yazacağım dedim, ama yazmadım yazacağım söz,
**selamımı lutuftan saymıyorum ama selam verirsem içimden bişiler acır diye vermiyorum
**bazen rüyalarımda çok korkunç şeyler görüyorum, ve en çok odadaki ayılardan korkuyorum uyanıp,
**müzik dinleyemiyorum, çünkü telefonum bozuldu, diğer tel içinde kulaklığım yok,
**savaş muhabiri olmayı çok isterdim, ve bazı şeyler hayalden öteye değil beriye gelse keşke,
**uyuyan insanların üzerlerini örtmeyi çok seviyorum,herkes uyurken ne masum,
**yazacak bişiyim kalmadı, keşke daha çok olsa,
Gitme yoksa adım geçer akşam haberlerinde
Git gide yaşlanırsın bir akıl hastanesinde
13 Ekim 2009 Salı
istanbuda hava 23 derce
ve kasırga var öyle diyor herkes, kimin içinde kasırga var bilmiyorum ben ve evimiz sıcak, bir ev kedisinin kuyruğunu mutluluktan kıpırdatacak kadar sıcak.
bugün yağmur yağınca daha doğrusu yağar gibi olunca çok sevindim, sonra aşık ıslatan oldu bizi de ıslatmadı iyi mi?
taksinin arka koltuğundaki hüzünlü kızdım ben, içimde beni üzen şeyler mi vardı, yoksa izlediklerim mi hayallerimi anlattım şerbete, güldük,
koskoca sinemada biz birde iki kişi vardı ayaklarımızı uzattık çikolata şelalesinden bişiler aldık yedik,
tuvalatte aynaların arasında kendimizi bişi sanıp sinema eleştirmeni olduk fena da olmadı,
şimdi sağanak yağmur var istanbulda, gözlerim dolu dolu oluyor nedendir bilinmez,
kışı severim sen bilirsin, üşümeyi de, sıkı nasıl giyinirlir bilmem çünkü ben,
güzel günlerin bizi beklesin ve ben onlara geliyorum az kaldı diyeyim, gerçek olsun,
kızmasınlar diye olmasın,
8 Ekim 2009 Perşembe
7 Ekim 2009 Çarşamba
paspas altına not bıraktım
bugün deli gibi yağmur yağmasını istedim olmadı,
bazen bazı şeyleri çok istiyorum olmuyor
güne küsemem,
hayata küsemem,
trip bile atamam,
çık git dese tamam diyemem çünkü,
bugün, bazı günler, zaman zaman, yağmur yağsın bizi arındırsın istiyorum,
sanki sokaklarda söylenmiş sözler, beraber atılmış adımlar kaldırımlardan asfalt yollara oradan da kanalizasyonlara gidecek,
sanki yağmur beni pür-i pak eylecek,
bugün güneş açtı,
ışık saçtı,
ve ben şimdi evden çıkıyorum,
tarçının yanağına bir öpücük kondurup,
patisini avucumun içine alıp,
ve aslında onun dünyadaki tek gülen kedi olduğuna inanmaya çalışıp evden çıkıyorum,
akşam olunca hava kararmadan tekrar geleceğim,
bazen bazı şeyleri çok istiyorum olmuyor
güne küsemem,
hayata küsemem,
trip bile atamam,
çık git dese tamam diyemem çünkü,
bugün, bazı günler, zaman zaman, yağmur yağsın bizi arındırsın istiyorum,
sanki sokaklarda söylenmiş sözler, beraber atılmış adımlar kaldırımlardan asfalt yollara oradan da kanalizasyonlara gidecek,
sanki yağmur beni pür-i pak eylecek,
bugün güneş açtı,
ışık saçtı,
ve ben şimdi evden çıkıyorum,
tarçının yanağına bir öpücük kondurup,
patisini avucumun içine alıp,
ve aslında onun dünyadaki tek gülen kedi olduğuna inanmaya çalışıp evden çıkıyorum,
akşam olunca hava kararmadan tekrar geleceğim,
4 Ekim 2009 Pazar
26 Eylül 2009 Cumartesi
az önce
bisürü arkadaşımın nefretini bünyeme hapsettim çomçok mutlu oldum,
ne ya sinir oldum habire nerde buluşuyoruz kim geliyor bakırköy mü bıdı bıdı bende daha fazla mesaj atmasın kimse herşey apacık ortada dedim zaten gitmeyide düşünmüyorum atın beni bu mesaj grubundan ya işi gücüm var benim , tüketmeyin beni gidin başkasını çağırın ne biliyim
ay çok pis gıcık oldum, sinirlerim zıp zıppire gibi zıpırtıyor,
neyse esasında yevrum ahmet kuş dili öğrendi onu kutlamak için yazacaktım,
bizim küçük sıpa kuş dili öğrendi sanki 2 yaşında okumayı söktü bi havalardaki sorma
evde kuş dili anlamayan bi babam var, o da hiç öğrenecek gibi durmuyor yavrum neyse bugünlük bu kadarcık sonra yine gelirim yine bişiler anlatırım,
ya kırtasiye alışverinşi yapmak isteyorum ben bütün benliğimle böyle musmutlu olmak benim de hakkım,
küçük insancıkların küçük oyunlarıyla çok zaman harcadım huleyynn, ver elini hayat moduna girdim,
siyusun gelcem ya beni bekle:)
ne ya sinir oldum habire nerde buluşuyoruz kim geliyor bakırköy mü bıdı bıdı bende daha fazla mesaj atmasın kimse herşey apacık ortada dedim zaten gitmeyide düşünmüyorum atın beni bu mesaj grubundan ya işi gücüm var benim , tüketmeyin beni gidin başkasını çağırın ne biliyim
ay çok pis gıcık oldum, sinirlerim zıp zıppire gibi zıpırtıyor,
neyse esasında yevrum ahmet kuş dili öğrendi onu kutlamak için yazacaktım,
bizim küçük sıpa kuş dili öğrendi sanki 2 yaşında okumayı söktü bi havalardaki sorma
evde kuş dili anlamayan bi babam var, o da hiç öğrenecek gibi durmuyor yavrum neyse bugünlük bu kadarcık sonra yine gelirim yine bişiler anlatırım,
ya kırtasiye alışverinşi yapmak isteyorum ben bütün benliğimle böyle musmutlu olmak benim de hakkım,
küçük insancıkların küçük oyunlarıyla çok zaman harcadım huleyynn, ver elini hayat moduna girdim,
siyusun gelcem ya beni bekle:)
16 Eylül 2009 Çarşamba
biliyon mu kötü karakterler var
bugün niz ile iftar yaptık, bir kere de bir yere vaktinde gel nolur ki nolur, demedim,
yolda giderken bana lan dediğiçün biraz trip attım sonra trip attığımı unuttum açlığıma daldım,
yemeğin içinde benim sevmediğim bezelye, onun sevmediği mantar vardı, ikimizde beğendiklerimizi yedik,
hayat da böyle galiba herkes istediğini yesin diye düşündüm,
beğenmediklerimizi ayırmak gibi geldi, çok uzun süre böyle şeyler düşünmedim, sonuçta açım ve yemek yeme derdindeyim,
neysem herşeyin tadına bakıldı sonra yaklaşık 3 haftadır gitmediğim çengele gittik,
ben ısmarladım bana ödetti daha dovrusu :) parası yoktu, bedava benzin alabiliyor diye habire bana hava attı, bizim verdiğimiz vergilerleymiymiş neymiş, oh ne ala, hehe bedava diyerek beni tahrik etmeye çalıştı çok başarılı olamadı,
şaka maka bayram geliyor gelsin de üzülüyorum ben neyse bu yazıyı yayınlamaktan şuan için vazcaydım, devam ettiremeyecek gibiyim,
başlıktan mahvolmuş zaten yazı, kardeşim böyle bi şarkı varmış onu söylüyor yedi 24 ondan yazdım, aslı biliyor musun ama o biliyon mu diye bağırmayı tercih ediyor, bende her seferinde susuyon mu diye cevap veriyorum, böyle salak salak gülüşüyoruz,
bu aralar sinirden ortadan ikiye çatlar konumdayım üstüne üstlük çok alınganım sanki göz yaşlarım kirpiğimin hemen gerisinde, zaman zaman çoğu zaman biraz tedirginim, ocakta yemeği olduğu halde komşuda kahve içmeye çalışan kadın gibi,
esasında çok çabuk moda giren bir insanın ben mesela beni bir dizide prenses rolünde falan oynatsalar yanlışlıkla ben kendimi prenses sanarım, herkesten saygı beklerim, doktor olsam "açılın ben doktorum" derim, avukat olsam adliyelerde dava açmaya, mahkemede suçluları savunmaya kalkarım, ayrıca biliyorum sadece suçlular değil haklılarda savunulur, neysem ne işte, Allah biliyor da yaratıyor biliyooon mu:)selena melana olsam kazara, bişiler yapar yapar kendi etrafımda döner görünmez sanardım kendimi, uçmaya muçmaya kalkar ölürdüm mazallah,
demem o ki,biri beni alsın anacım böyle moda soksun, işte ben bunu istiyorum, şimdi de çok uykum geldi, şimdi başlarda duygusal yazacaktım, sonra ne gerek var dedim, en ilk başta bi şiir dizesi vardı onu yazayım dedim sonra londra resmi falan buldum, onu koyarım dedim olmadı,
moda giremedim, bazen de olmuyor işte,
en iyisi dualar edip uyumak,
aa bu arada songül ablanın yeğeni gelmiş 5 aylık, annesigil getirmiş işte, o neydi oyuncak gibi, ağlamasaydı keşke daha bi çok severdim,birde coca cola reklamındaki velet ne şirin, annesi olsam ablası teyzesi olsam ben sokağa çıkmaz habire severdim, en ala tarçı muamalesini yapardım adı da sinbad olsun gözleri falan fıldır fıldr elalemin bebeğine isimde taktım,
acaba bloğu yayınlasam mı aman koyver gitsin bırak gururu
yolda giderken bana lan dediğiçün biraz trip attım sonra trip attığımı unuttum açlığıma daldım,
yemeğin içinde benim sevmediğim bezelye, onun sevmediği mantar vardı, ikimizde beğendiklerimizi yedik,
hayat da böyle galiba herkes istediğini yesin diye düşündüm,
beğenmediklerimizi ayırmak gibi geldi, çok uzun süre böyle şeyler düşünmedim, sonuçta açım ve yemek yeme derdindeyim,
neysem herşeyin tadına bakıldı sonra yaklaşık 3 haftadır gitmediğim çengele gittik,
ben ısmarladım bana ödetti daha dovrusu :) parası yoktu, bedava benzin alabiliyor diye habire bana hava attı, bizim verdiğimiz vergilerleymiymiş neymiş, oh ne ala, hehe bedava diyerek beni tahrik etmeye çalıştı çok başarılı olamadı,
şaka maka bayram geliyor gelsin de üzülüyorum ben neyse bu yazıyı yayınlamaktan şuan için vazcaydım, devam ettiremeyecek gibiyim,
başlıktan mahvolmuş zaten yazı, kardeşim böyle bi şarkı varmış onu söylüyor yedi 24 ondan yazdım, aslı biliyor musun ama o biliyon mu diye bağırmayı tercih ediyor, bende her seferinde susuyon mu diye cevap veriyorum, böyle salak salak gülüşüyoruz,
bu aralar sinirden ortadan ikiye çatlar konumdayım üstüne üstlük çok alınganım sanki göz yaşlarım kirpiğimin hemen gerisinde, zaman zaman çoğu zaman biraz tedirginim, ocakta yemeği olduğu halde komşuda kahve içmeye çalışan kadın gibi,
esasında çok çabuk moda giren bir insanın ben mesela beni bir dizide prenses rolünde falan oynatsalar yanlışlıkla ben kendimi prenses sanarım, herkesten saygı beklerim, doktor olsam "açılın ben doktorum" derim, avukat olsam adliyelerde dava açmaya, mahkemede suçluları savunmaya kalkarım, ayrıca biliyorum sadece suçlular değil haklılarda savunulur, neysem ne işte, Allah biliyor da yaratıyor biliyooon mu:)selena melana olsam kazara, bişiler yapar yapar kendi etrafımda döner görünmez sanardım kendimi, uçmaya muçmaya kalkar ölürdüm mazallah,
demem o ki,biri beni alsın anacım böyle moda soksun, işte ben bunu istiyorum, şimdi de çok uykum geldi, şimdi başlarda duygusal yazacaktım, sonra ne gerek var dedim, en ilk başta bi şiir dizesi vardı onu yazayım dedim sonra londra resmi falan buldum, onu koyarım dedim olmadı,
moda giremedim, bazen de olmuyor işte,
en iyisi dualar edip uyumak,
aa bu arada songül ablanın yeğeni gelmiş 5 aylık, annesigil getirmiş işte, o neydi oyuncak gibi, ağlamasaydı keşke daha bi çok severdim,birde coca cola reklamındaki velet ne şirin, annesi olsam ablası teyzesi olsam ben sokağa çıkmaz habire severdim, en ala tarçı muamalesini yapardım adı da sinbad olsun gözleri falan fıldır fıldr elalemin bebeğine isimde taktım,
acaba bloğu yayınlasam mı aman koyver gitsin bırak gururu
bunlarla alakalı
böyle blog olmaz,
ne ya bu,
saçmalanmaz saç yıkanır,
vallaha da olmaz billaha da olmaz
13 Eylül 2009 Pazar
günaydın dünya

bugün pazar ve ben erken kalktım,
esasında sorarsanız ben pazarları hiç sevmem,
ruh hali etkileşimden olabilir, ama hiç sevmem bugün sevdim,
erkenden kalktım ve hırkamı giydim,
kışı özlemişiz galiba veya ben özlemişim ,
böyle üşümek beni mutlu etti desem yeridir,
uzun zamandır bayankuş modunda takıldığım için uyuyp sabah uyanmak biraz ilginç geldi,
tarçının sabah yemek vermem için sırnaşmalarını özlemişim,
ay ben bu salağı seviyorum,
birde sabah sabah size alın bir şarkı benden güle güle dinleyin...
12 Eylül 2009 Cumartesi
dünya çok kalabalık ve ben kalabalığı sevmiyorum
çizgi filmlerden johnny bravo ve tazmanya canavarını,
kuru yemişleşlerden yer fıstığını, papağan çekirdeğini,
dizilerden aşk yakarı umutsuz ev kadınlarını,
tatlılardan künefeyi, sıcak irmik helvasını,
kıyafetlerden ayakkabıyı, çantayı,
saçlardan kıvırcık kahve rengini,
ağlarken yalnız olmayı,
dişlerimi fırçalarken şarkı söyleyi,
duvarlara kurşun kalemle çizik atmayı,
apartmanda pijamayla turlamayı,
camda heyecanla sigara içmeyi,
ahmetin elini tutup markete gitmeyi,
tarçınla beraber uyumayı
seviyorum, evet seviyorum
ve
bazıları vardı severdim,
elimi uzattığımda ordalardı, bu olması gereken değildi
elimi uzattığımda olmadılar,
elimi uzattığımda yok da oldular,
şimdi elimi geri çektim arkamı döndüm,
bazıları vardı severdim, sevdim, seviyordum,
sonra hayatlarımız sonra hayallerimiz,
sonra müşterek olan her anımız,
di li geçmiş zamanın azizliğine uğradı,
güzel dediğimiz hatıralar ardımızdan el salladı,
niye oldu bile demem artık,
oldu işte
not: hatıralardasın, senin için daha güzeli mümkün olmalıydı oysa,
kuru yemişleşlerden yer fıstığını, papağan çekirdeğini,
dizilerden aşk yakarı umutsuz ev kadınlarını,
tatlılardan künefeyi, sıcak irmik helvasını,
kıyafetlerden ayakkabıyı, çantayı,
saçlardan kıvırcık kahve rengini,
ağlarken yalnız olmayı,
dişlerimi fırçalarken şarkı söyleyi,
duvarlara kurşun kalemle çizik atmayı,
apartmanda pijamayla turlamayı,
camda heyecanla sigara içmeyi,
ahmetin elini tutup markete gitmeyi,
tarçınla beraber uyumayı
seviyorum, evet seviyorum
ve
bazıları vardı severdim,
elimi uzattığımda ordalardı, bu olması gereken değildi
elimi uzattığımda olmadılar,
elimi uzattığımda yok da oldular,
şimdi elimi geri çektim arkamı döndüm,
bazıları vardı severdim, sevdim, seviyordum,
sonra hayatlarımız sonra hayallerimiz,
sonra müşterek olan her anımız,
di li geçmiş zamanın azizliğine uğradı,
güzel dediğimiz hatıralar ardımızdan el salladı,
niye oldu bile demem artık,
oldu işte
not: hatıralardasın, senin için daha güzeli mümkün olmalıydı oysa,
5 Eylül 2009 Cumartesi
altaki yazıya edit büdüt
unuttum az önce söylemeyi,
birgün dünyayı gezeceğim, tanımadığım şehirlerin sokaklarında kaybolacağım,
safari yapıp, doğal yaşam parklarında şımarık hayvanlara yiyecek vereceğim herşeye inat,
tunus cezair fas mısıra gidip orada değişmeyen biryerler bulacağım yıllara inat,
simyacıyı yaşıyor gibi olacağım ellerime ayaklarıma kına yaktıracağım,
sadece çocukların yediği kalitesiz dili boyayan dondurmalardan yiyeceğim,
ve adını kimsenin bilmediği adalara gidip beyaz kumlarda akrobatik hareketler yapacağım,
geri geri koşup kafa üstü düşeceğim,
deveye ata eşşeğe üzerine binebildim her hayvana bineceğim,
paraşütle helikopterden ırmak nehir gibi bir akarsuyun üzerinden atlayıp, kendimi rüzgara bırakıp çimenlere yumuşak iniş yapacağım,
süt sağıp ineğin poposuna şaplak atacağım,
ufak ufak benim için anlam yüklü şeyler alacağım evimin bir odasını bunlara ayırıp ilerde çocuğuma bunu bana afrikalı küçük bir kız vermişti, üzerinde pembe bir elbisesi vardı gibi ince detaylarla dolu hikayeler anlatacağım, evet birgün dünyayı gezeceğim, bıraktığım iz birkaç kilometreden ibaret olmayacak,
birgün dünyayı gezeceğim, tanımadığım şehirlerin sokaklarında kaybolacağım,
safari yapıp, doğal yaşam parklarında şımarık hayvanlara yiyecek vereceğim herşeye inat,
tunus cezair fas mısıra gidip orada değişmeyen biryerler bulacağım yıllara inat,
simyacıyı yaşıyor gibi olacağım ellerime ayaklarıma kına yaktıracağım,
sadece çocukların yediği kalitesiz dili boyayan dondurmalardan yiyeceğim,
ve adını kimsenin bilmediği adalara gidip beyaz kumlarda akrobatik hareketler yapacağım,
geri geri koşup kafa üstü düşeceğim,
deveye ata eşşeğe üzerine binebildim her hayvana bineceğim,
paraşütle helikopterden ırmak nehir gibi bir akarsuyun üzerinden atlayıp, kendimi rüzgara bırakıp çimenlere yumuşak iniş yapacağım,
süt sağıp ineğin poposuna şaplak atacağım,
ufak ufak benim için anlam yüklü şeyler alacağım evimin bir odasını bunlara ayırıp ilerde çocuğuma bunu bana afrikalı küçük bir kız vermişti, üzerinde pembe bir elbisesi vardı gibi ince detaylarla dolu hikayeler anlatacağım, evet birgün dünyayı gezeceğim, bıraktığım iz birkaç kilometreden ibaret olmayacak,
benim kendimle ufak bir sorumum var

en büyük sıkıntım benim, evet ben
*ıçı kırık bi okulun 3. sınıfına geçip geçmeme arafında,
matematik bölümünü okuyan insanlara anlam vermeye çalışırken,
ösymnin verdiği bursu üniversite almasın diye kasarken,
ramazanın tüm düzensizliğine rağmen ders çalışması gereken,
liseden nefret ettiği bi kaç insanın bile biryerlere geldiğini görmek,
sonra birşeyler başaranlara olağanüstümüş gibi bakmak beni sıktı,
ben beni sıktım,
belki de sevdiğim işi yapmıyorum bu yüzden bu başarısızlık diyorum,
kendi başaracağıma inanmıyorken başkalrının inanması çok güç elbet,
sinem ben inanıyorum dedi,beni mutlu etti bilmiyor,
evet kendimle barışık değilim, ve gündüz vaktimin tamamını uyuyarak geçiriyorum,
köstebek misali geceleyin deliğimden çıkıyorum,
annem odanın herbir yanını kına yaptığım için bana öfkeli,
halıyı silerim falan dedim ikna olmadı, üstelik tarçın kumuna değil de küvete yapıyor kakasını,
herseferinde annem veya babamdan tenkit işitiyorum tenkit hafif biraz tenkit biraz azar,
ayrıca tarçın mama yemiyor saftürük ekmik içi yiyor, bir gün ona aldığım tüm mamaları onun gözlerinin önünde sokak kedilerine yedirmeyi planlıyorum işte o zaman memnun olacağım,
birde benim başlayıp yarım bıraktığım kitaplar, filmler işler gani ganidir, ehliyetim iki yıldır sertifika halinde sürücü kursunda duruyordu iki gün öncesine kadar işte o biçim bir insanım,
hep hayatımın şu anına kadar biri beni değiştirsin diye bekledim ama şimdi bu değişikliği benden başa kimsenin yapamayacağını anladım,
sabahın köründe kalkıp çılgınlar gibi temizlik yapan nezahat abla bile idolüm olabilir hayatta takıntıları olan olmazsa olmazları olan her insana saygım sonsuz,evet bugün nalet odamı adam etmekle işe başlayacağım,
büş işe başladı birazdan onu kadırıp işe girişirim,
annemi memnun ederim sonra iki saat ders çalışır kestiririm,
kimse gaz vermiyor,
zaten zaman zaman gaz verenler yüzünden bu hale geldim,
lisede danışamn öğretmenimiz vardı, dershaneda, bu kadınlar bize yalvarırdı ders çalışalım diye bizde nazlanırdık amaan hocam falan derdik,
ne diye yalvarıyorlarsa ne haliniz varsa görün zevzekler diyip bizi çaresiz bırakmalıydılar,
evet bunu yapsalardı etraftan gaz dilenen bi insan olmazdım neyse şunun şurasında hayatadahil olmama az kaldı diye düşünüyorum,
o yüzden bi yerden tutmalıyım,
belki tutmakta yetmez elimi oraya yapıştırmalıyım,
evet okuyucum, şu sıralar kendimden sıkılıp kendime savaş açtığım zamanlar,
kendine iyi bak..
2 Eylül 2009 Çarşamba

çekmecede duran eski telefondan mesajları okumak gibisin sen,
kısa kısacık sürelere zamana yayılmış özlemleri sığdırmak gibisin,
biliyorum dönülmez yollara gidenler "hoşçakal" demez birbirlerine,
bizde demesekte içimden derim ben hoşçakalsın diye,
boş mesajlara düşünce balonları koydum ben,
sen yapamadın yapamazsın da ,
çünkü acımak ana göre zaafken bana göre düşünceli olmaktı, hep merhametide yanlış anlamıştın sen,
zaman değişirken sende değişmişsin meğersem,
hayatımda soru işereti kalmadı galiba,
ünlemler hiç ama hiç olmasa
noktaları her derde deva,
dönülmez yollara gidenler hoşçakal demez birbirlerine,
biz de demedik seninle...
26 Ağustos 2009 Çarşamba
eheheh valla bu son
bionik kedi diye bi blog varmış 3 yıldır blog yazıyorum vallahi ilk defa bugün okudum neyse üşenmedim böyle sallana sallana gittim oturma odasından şarj aletini aldım bu arada niz şarja jarz diyor çok uzun zamandır ama hiç düzeltmedim bilmem öyle jarjım bitiyor demesi hoşuma gidiyor,
her neyse bu gece egom tavan yaptı, web cami açtım ya ben şimdi ordan burdan fotolarımı çektim saçımıda kendim kırptım şekil verdim falanya dünyanın en entellektüel isanıymışçasına elimde kalem falan pozlar verdim ağır çekimde konuştum, böyle hızlı hızlı ilerleyince çizgi film gibi oluyor:P
neyse sonra arka planımda türkan şoray resmi vardı kaldırdım kendi resmimi koydum, ilerde yaprak dökmündeki hayriye hanım gibi olursam kaldırcam söz, o resmimi koycam kendimle barışık olcam cam cam cam,
bööle janjanlı konuşcam,
şaka ya şaka,
bu saat oldu uymadım msnde onlayn insan yok kucağında bilgisayarı olan bi avanak var mı bu saatte evrende bilmiyorum, mynette açıp okey oynayan insanlar olabilir bilmem ama hiç biri benim kadar pervesızca şuursuzca amaçsızca dolanmıyordur sanal alemde, cümlelerime kurban,
bu arada tarçın hayatının en yakışıklı uykusunu geçirdi, taradık yaladık çapağını falan sildim, kumunu temizledim, patilerini öptüm uyuttum, bugünde sofradan ekmek çalmışküçük hırsız, her sabah küvetten tarçının atıklarını temizlemek üzere uyandırılıyorum bu sefer yapma annem nolur annem,
elime yaktırdığım hint kınası etkisini kaybediyor kına taşı siyah hint kınası ve oksijen suyu karışımı ile üstündden geçersem uyanıklık etmiş olacağım,ayrıca çizgi roman okudumda geldim buralara daltonlar canadada diye bişi en sonunda redkit atına binip ben yalnız bi koboyum diyor, falan işte, bu sefer kesin uyumayı planlıyorum 4 buçuk gibi kalkarım, iki kere alarm erteledim, sabahları tw de neler oluyor güzel şeyler var mı
derya baykalın ne enerjisi var ya şimdi o uymuşturda uyanmıştı, örgümodellerini ayaağıma bağlasam nasıl aaba diye orasına burasına deniyordur, nerden aklıma geldiyse neyse işte ben uyumak istiyorum jarzım bitti:P heheheheh uyuyun pis uykucular havada tam olarak aydınlandı
böle ışıl ışıl haberiniz yok:P
her neyse bu gece egom tavan yaptı, web cami açtım ya ben şimdi ordan burdan fotolarımı çektim saçımıda kendim kırptım şekil verdim falanya dünyanın en entellektüel isanıymışçasına elimde kalem falan pozlar verdim ağır çekimde konuştum, böyle hızlı hızlı ilerleyince çizgi film gibi oluyor:P
neyse sonra arka planımda türkan şoray resmi vardı kaldırdım kendi resmimi koydum, ilerde yaprak dökmündeki hayriye hanım gibi olursam kaldırcam söz, o resmimi koycam kendimle barışık olcam cam cam cam,
bööle janjanlı konuşcam,
şaka ya şaka,
bu saat oldu uymadım msnde onlayn insan yok kucağında bilgisayarı olan bi avanak var mı bu saatte evrende bilmiyorum, mynette açıp okey oynayan insanlar olabilir bilmem ama hiç biri benim kadar pervesızca şuursuzca amaçsızca dolanmıyordur sanal alemde, cümlelerime kurban,
bu arada tarçın hayatının en yakışıklı uykusunu geçirdi, taradık yaladık çapağını falan sildim, kumunu temizledim, patilerini öptüm uyuttum, bugünde sofradan ekmek çalmışküçük hırsız, her sabah küvetten tarçının atıklarını temizlemek üzere uyandırılıyorum bu sefer yapma annem nolur annem,
elime yaktırdığım hint kınası etkisini kaybediyor kına taşı siyah hint kınası ve oksijen suyu karışımı ile üstündden geçersem uyanıklık etmiş olacağım,ayrıca çizgi roman okudumda geldim buralara daltonlar canadada diye bişi en sonunda redkit atına binip ben yalnız bi koboyum diyor, falan işte, bu sefer kesin uyumayı planlıyorum 4 buçuk gibi kalkarım, iki kere alarm erteledim, sabahları tw de neler oluyor güzel şeyler var mı
derya baykalın ne enerjisi var ya şimdi o uymuşturda uyanmıştı, örgümodellerini ayaağıma bağlasam nasıl aaba diye orasına burasına deniyordur, nerden aklıma geldiyse neyse işte ben uyumak istiyorum jarzım bitti:P heheheheh uyuyun pis uykucular havada tam olarak aydınlandı
böle ışıl ışıl haberiniz yok:P
en
sevdiğim şeylerden biri de bil şarjı biterken bişler başarabilmek en azından sayfayı okuyabilmek
mesela ben bunu başarmış olacağım mutlu olacağım
akşama kadar uyuyacağım,
biri beni iftara çağırsın ya bosnadakilerin iftara gitmek istemiorum, vallahi o belediye tesislerine hiç gitmek istemiyorum
pastırmaları kurumuş onların çok ince kesmiler,
mesela ben bunu başarmış olacağım mutlu olacağım
akşama kadar uyuyacağım,
biri beni iftara çağırsın ya bosnadakilerin iftara gitmek istemiorum, vallahi o belediye tesislerine hiç gitmek istemiyorum
pastırmaları kurumuş onların çok ince kesmiler,
benim bloğum benim hayatım
etrafa sankaa diye naralar ile seslenen ergenlik döneminde olan komik kız kardeşim, abla ya internetteyken sen çok kaşlarını çatıyorsun, yaşlancan sankoşka yaaa dedi birde,
hiçte bilenem seni benim ablam zannediyorlar zurna dedim de hakkaten kamerayı açıp bişiler yapmayı denedim hep bi malımtrak ifade var suratımda,
sanki müzenin güvenlik kamerasında gözüme bir tablonun yerinin boş olduğu falan takılmış,
ayrıca şu anda yüz üstü blog yazmaya çalışıyorum sabaha ben boyun fıtığı oldum diye kalkmam inş,
32401732 saatir anneme benim ameliyat olmam lazım galiba sinüzitim çok ilerledi inş burnumu almazlar, gözüm kör mesela buzdolabının üzerindeki sofram kebap yazını okuyamıyorum, habire bana arattığınız için ezberden numarayı söylerim , anne sen bence bel fıtığı oldun tipine bak estetik ol diye hastane muhabbeti yaptım sonunda boyun fıtığı olucam,
kaşları hala çatık ya:)
Allahını seversen domatesli kusmuk nasıl bi hayal gücüdür, ayak parmaklarının arasındaki pamukçuk ne yahu:)
hiçte bilenem seni benim ablam zannediyorlar zurna dedim de hakkaten kamerayı açıp bişiler yapmayı denedim hep bi malımtrak ifade var suratımda,
sanki müzenin güvenlik kamerasında gözüme bir tablonun yerinin boş olduğu falan takılmış,
ayrıca şu anda yüz üstü blog yazmaya çalışıyorum sabaha ben boyun fıtığı oldum diye kalkmam inş,
32401732 saatir anneme benim ameliyat olmam lazım galiba sinüzitim çok ilerledi inş burnumu almazlar, gözüm kör mesela buzdolabının üzerindeki sofram kebap yazını okuyamıyorum, habire bana arattığınız için ezberden numarayı söylerim , anne sen bence bel fıtığı oldun tipine bak estetik ol diye hastane muhabbeti yaptım sonunda boyun fıtığı olucam,
kaşları hala çatık ya:)
Allahını seversen domatesli kusmuk nasıl bi hayal gücüdür, ayak parmaklarının arasındaki pamukçuk ne yahu:)
24 Ağustos 2009 Pazartesi
21 Ağustos 2009 Cuma
18 Ağustos 2009 Salı
summer&winner
dove body silk ve ben buraları doldurmaya geldik,
içimde bir bayram sabahı neşesi var ki yüzümde patlıyor gülümsemeler:)
pat pat
atv cihazına bindim, atv değil yalnız atv cihazı herşeyin bi usülü var tamlamaysa tamlama, bide itimat ayranı falan, hoş böle şeyler kullanmak lazım ara ara,
meltemle kıvanç ayrılmış, meltem soluğu sezenin evinde almış, bence olgun kadın genç erkek ı ıh,
erkekte sarsılmaz bir sevgi karışım hayranlık, bastıramaz bir kaybetme korkusu, inanılmaz bir tecrübeye güven varsa olabilir, hatta çok güzel olabilir,
çünkü kadının erkeğe karşı önüne geçilmez merhamet duygusu bu sayede erkek tarafından kaldırılabilir, erkek büyütülüp adam edilebilir heheh:)
üzücü magazin gündeminde daha neler var neler, yalnız şöle bişi okudum küçük kadınlar daki abla ölmüş, ama diziye iki yeni karakter geliyormuş Allah canınızı almasın komple öldürün zırlak kavgacı kızları cümle alem kurtulsun, yenileri Allah bilir ne çirkef,
neyse yaprak dökümünün reklamları çıkmış, aşkı memnudan bihaberim,
aşk yakar bitti zaten, hah bide geniş aileye bayıldım, belki aile saadeti de güzel bişi olabilir diye düşünüyorum,
bunlar tw dünyasından beynime sıçrayan düşünceler,
rüyamda da esra erolu gördüm işte sevgilisi ile, esra erol gelip kulağıma eğiliyor ve bana diyordu ki aslında bu kız, bende ama erkeğe benziyor diyordum, sonra esasında kurtulmak istiyorum ama kurtulamıyorum diyordu sonra bende onu kaçırıyordum ki beni kız adam lazerli silahlarıyla yaralıyordu, ölmedim ölmeyeceğim diyordum, esra erol için kendimi feda ettim hıyar mıyım da kız adam ne lazerli silahlar yazıhanedeki fettan kadınlar falan çok korkunçtu ama kız adam gözlerimin önünde hala ölmedim ki ölmedim ki dedikçe hala sinirleniyor,
bu uyduruk rüyaları görürken uyumaya çalıştığım için hiç uykuya doymuyorum, uyudukça uykuya susuyorum,
velhasılı kelam minnacık tatilim finito, ramazan geliyor okito,
sen ne güzelsin istanbul der
içimde bir bayram sabahı neşesi var ki yüzümde patlıyor gülümsemeler:)
pat pat
atv cihazına bindim, atv değil yalnız atv cihazı herşeyin bi usülü var tamlamaysa tamlama, bide itimat ayranı falan, hoş böle şeyler kullanmak lazım ara ara,
meltemle kıvanç ayrılmış, meltem soluğu sezenin evinde almış, bence olgun kadın genç erkek ı ıh,
erkekte sarsılmaz bir sevgi karışım hayranlık, bastıramaz bir kaybetme korkusu, inanılmaz bir tecrübeye güven varsa olabilir, hatta çok güzel olabilir,
çünkü kadının erkeğe karşı önüne geçilmez merhamet duygusu bu sayede erkek tarafından kaldırılabilir, erkek büyütülüp adam edilebilir heheh:)
üzücü magazin gündeminde daha neler var neler, yalnız şöle bişi okudum küçük kadınlar daki abla ölmüş, ama diziye iki yeni karakter geliyormuş Allah canınızı almasın komple öldürün zırlak kavgacı kızları cümle alem kurtulsun, yenileri Allah bilir ne çirkef,
neyse yaprak dökümünün reklamları çıkmış, aşkı memnudan bihaberim,
aşk yakar bitti zaten, hah bide geniş aileye bayıldım, belki aile saadeti de güzel bişi olabilir diye düşünüyorum,
bunlar tw dünyasından beynime sıçrayan düşünceler,
rüyamda da esra erolu gördüm işte sevgilisi ile, esra erol gelip kulağıma eğiliyor ve bana diyordu ki aslında bu kız, bende ama erkeğe benziyor diyordum, sonra esasında kurtulmak istiyorum ama kurtulamıyorum diyordu sonra bende onu kaçırıyordum ki beni kız adam lazerli silahlarıyla yaralıyordu, ölmedim ölmeyeceğim diyordum, esra erol için kendimi feda ettim hıyar mıyım da kız adam ne lazerli silahlar yazıhanedeki fettan kadınlar falan çok korkunçtu ama kız adam gözlerimin önünde hala ölmedim ki ölmedim ki dedikçe hala sinirleniyor,
bu uyduruk rüyaları görürken uyumaya çalıştığım için hiç uykuya doymuyorum, uyudukça uykuya susuyorum,
velhasılı kelam minnacık tatilim finito, ramazan geliyor okito,
sen ne güzelsin istanbul der
9 Ağustos 2009 Pazar
üşengeç olmak ya da olmamak işte tüm mesele bu
kitap okuyabileceğim, dinleneceğim ve aklımdakileri denizin serin sularına bırakabileceğim bir yer olmalı yeryüzünde,
arkadaşıklarıma hep neden çiçekleri sulamayı unutma dercesine baktığıma anlam yüklemeliyim,
çiçeklerim neden soluyor düşünmeliyim,
nize;
sana böyle böyle parça parça şeyler yazmayalı oluyor değil mi,
olmasın istersin değil mi
o zaman bana yaz,
kenarını da yak,
gözlüklerini çıkarmandan ve onların ona ait olmasından mutluluk duyan kırmızı rugan ayakkabları olan,
üşengeç kız sana selam gönderiyor,
uzak ama çok uzaklardan,
kendine iyi bak,,
ayrılıklar özlemeye ayrılmış güzel zamanlar olsun,
hoşçakal...
arkadaşıklarıma hep neden çiçekleri sulamayı unutma dercesine baktığıma anlam yüklemeliyim,
çiçeklerim neden soluyor düşünmeliyim,
nize;
sana böyle böyle parça parça şeyler yazmayalı oluyor değil mi,
olmasın istersin değil mi
o zaman bana yaz,
kenarını da yak,
gözlüklerini çıkarmandan ve onların ona ait olmasından mutluluk duyan kırmızı rugan ayakkabları olan,
üşengeç kız sana selam gönderiyor,
uzak ama çok uzaklardan,
kendine iyi bak,,
ayrılıklar özlemeye ayrılmış güzel zamanlar olsun,
hoşçakal...
6 Ağustos 2009 Perşembe
gecenin efkarı iniyor perde perde
başlığa bakıp da sanmayın beni dertlere girifkar,
şimdi şöyleki koca evde tarçınla ben, sırayla miyavlıyoruz,
perde kıpırdamakta ısrarcı,
ps i love you ardından caramel iki tane film izlemiş gözlerim uykulu,
sağ dizimden aşağısı ağrılı,
ensem ve boynum yüzüstü yatıp bide bişiler yazmaya çalıştığım için tutuk,
buzdolabında yiyecekler mahzun,
facebook terkedilmiş,
itusozluk kimsesiz,
milliyet amaçsız,
ve hava sıcak,
saat o4:o4
şimdi şöyleki koca evde tarçınla ben, sırayla miyavlıyoruz,
perde kıpırdamakta ısrarcı,
ps i love you ardından caramel iki tane film izlemiş gözlerim uykulu,
sağ dizimden aşağısı ağrılı,
ensem ve boynum yüzüstü yatıp bide bişiler yazmaya çalıştığım için tutuk,
buzdolabında yiyecekler mahzun,
facebook terkedilmiş,
itusozluk kimsesiz,
milliyet amaçsız,
ve hava sıcak,
saat o4:o4
3 Ağustos 2009 Pazartesi
ben yıldızları parlak severim,
hiç aşık oldunuz mu? sanki hep yıldız kayar gökyüzünde,
hep hali hazırda yağmur bulutları vardır gözlerinizde,
hep bir fısıltıdır kulaklarınızda,
aynada bir parlaklık vardır bakınca göz bebeklerinize,
ve uçuşur kelebekler midenizde,
hiç aşık oldunuz mu,
bilmeyebilir sizi,
görmeyebilir,
duymayabilir,
ve belki olmayabilir,
ama siz hiç aşık oldunuz mu,
3 şahıs yedekte hiç şansı olmayan birisi de olabilirsiniz,
unutulmuş ve belki terkedilmişte,
hiç hatırlanmamış mı olabilir,
ama yıldız kayıyor gökyüzünde, kelebekler her yerde,
yağmur yağsa bile gökkuşağının her daim gölgesinde,
ve belki umutlar var içinizde,
umutlarımız var olmalı da olmalılar...
31 Temmuz 2009 Cuma
unuttum
cümlelere nasıl başlanır unuttum,
nabız yok şerbetim yok,
harfleri biliyorum oysa,
29 tanesini w, q, x de var ama,
yazamıyorum benim istediğim gibi dizilmiyor hiç birisi,
hepsi bana fazlasıyla asi
nabız yok şerbetim yok,
harfleri biliyorum oysa,
29 tanesini w, q, x de var ama,
yazamıyorum benim istediğim gibi dizilmiyor hiç birisi,
hepsi bana fazlasıyla asi
19 Temmuz 2009 Pazar
dedim senin neyin var bugün
nalet uzun bi şifrem var ve sırf bu yüzden blog yazmaya acayip üşeniyorum,
kısa kızacık şifrem olsa hayatımın her noktasını anlatırımgaliba o yüzden de orta kıvamda olmalı,
insanların ve havanın tüm bunaltıcılığına rağmen hayata tam gaz olmasa dahi devam ediyoruz, kiminle mi tek başımıza, normalde gayet anlayışlı olan(zaman zaman bu anlayışlı olabilite bazı insanlara bazı kapütülasyonlar sunsa dahi) ama zayıf noktalarını yeni yeni farkettiğim insanlar var ve kırmaktan hiç ama hiç çekinmiyorlar, ve değişmez fikirlerinin arkasında kale kapılarını kapatıp uzanktan dürbünle seni izledikleri zaman arkanı dönesin geliyor, acımasız olasın, ama olamassın sen sensin diyorsun ama,kırılıyorsun blog bu kırılganlığıma bu yaştan sonra nasıl bir çare bulurum bilmiyorum, ama japon yapıştırıcıları ile aram sıkı olmalı ve kırıldığım noktalar uzaktan bakınca görülmemeli ben bilmeliyim,
msnimi işgal eden insanlar ve anlamsız kişisel iletilerinden nasıl kurtulacağımı bilmiyorum,
kısa kızacık şifrem olsa hayatımın her noktasını anlatırımgaliba o yüzden de orta kıvamda olmalı,
insanların ve havanın tüm bunaltıcılığına rağmen hayata tam gaz olmasa dahi devam ediyoruz, kiminle mi tek başımıza, normalde gayet anlayışlı olan(zaman zaman bu anlayışlı olabilite bazı insanlara bazı kapütülasyonlar sunsa dahi) ama zayıf noktalarını yeni yeni farkettiğim insanlar var ve kırmaktan hiç ama hiç çekinmiyorlar, ve değişmez fikirlerinin arkasında kale kapılarını kapatıp uzanktan dürbünle seni izledikleri zaman arkanı dönesin geliyor, acımasız olasın, ama olamassın sen sensin diyorsun ama,kırılıyorsun blog bu kırılganlığıma bu yaştan sonra nasıl bir çare bulurum bilmiyorum, ama japon yapıştırıcıları ile aram sıkı olmalı ve kırıldığım noktalar uzaktan bakınca görülmemeli ben bilmeliyim,
msnimi işgal eden insanlar ve anlamsız kişisel iletilerinden nasıl kurtulacağımı bilmiyorum,
18 Temmuz 2009 Cumartesi
16 Temmuz 2009 Perşembe
16:16

özlemler çöküyor üzerimize perde perde,
zaman hızlı hıphızlı hiç durmak düşünmek iki durup bi ilerlemek bilmiyor,
zaman göz yaşartıcı şampuanlar gibi üzerinden gözleri yakar demiyor,
ve benim bir tatile ihtiyacım var esasında rüyamda koşa koşa denize atladığımı,
ve suyun içindeyken ağır çekimde etrafı izlediğimi gördüm,
böyle kendi etrafımda dönüyorum, hafif pembemsi ve flu gibi üzerimde böyle şifon bir kıyafet var, saçlarım ağır çekimle suyun içinde sakin sakin hareket ediyorum,
dışarıdan uğultudan ziyade dinlendirici sesler geliyor,
güzel de en güzelde koşup koşup korkusuzca denize atlamak güzeldi çünkü biraz tereddüt ederim ben, böyle atlayamam, ya kaya varsa ya çok derine gidersem diye, ama böyle saatlerce denize girmek istiyorum ellerim buruş buruş olsun, böyle saçlarımıza papatya sürüp güneşlenelim, iki dakika sonra ayy ben terledim denize gidiyorum diye palet kapmaca yapsak, denizde palet dilensek, akıntıya parelel yüzsek,
dondurma isteyen var mı diye sorulsa bana evet buzlu bişi alın desem, inanki yorulmak bile güzel geldi şimdi,
ve uyusam hiç birşeyi düşünmeden, yarın olmasın hiç keşke demeden uyusam uyusam
biri saatler sonra pikemi çekerek beni uyandırsa yaaa ufff falan diye şımarık kız triplerine girsem, kalktığımda kahvaltı hazır olsa, kurabiye sesli, gözlerim uykudan kalmış çekirdek göz böyle tek ayağımı sandalyenin üzerine alarak zeytin çekirdegini ağzımdan masanın üzerine atsam, annem gözlerini böyle açsa, biliyorum gıcıklığına yaptım desem, ne biliyim işte böyle heveslerim var, pürtelaş kardeşim beni sıkıştırmasa aceleci ablam hadiii hadiii demese, ben aheste aheste dilediğimde hızlı ama genelde böyle yavaş yavaş yaşasam, ne güzel olur,
hatta böyle 32 saniye esnesem de ağzımı yavaş yavaş kapatsam ilk 20 saniye elimi ağzıma yaklaştırmakla meşgul olsam,
işte benim böyle miskinliğe ihtiyacım var, yoksa ne anladım tatilden, çimenlere çömüp sigara keyfi yapsak, sonra yarım saat sonra amaniiinn burası yeni sulanmış desek ıslak ıslak evimize gitsek hayal kurma enerjim işte bu noktada finito.......
13 Temmuz 2009 Pazartesi
tarçın çişini kakanı tut anacım yoksa yoksa kızamıyorum sana
tarçın kedisiyle uğraşıyorum, dün gece üzerime çişini yaptı,
gece gece üstüm ıslak uyandım, en son altıma ne zaman yaptığımı bile hatırlamıyorum,
bu mandirik yüzünde çiş koktum, kızamadım, kıyamadım perdelerini kaldırınca insan gibi böyle halden falan anlıyor seviyorum işte,
neyse çiş hadisesinden sonra küçük banyonun küvetine kaka yapmış, temizledik kızamadım,
sonra baktım bu benim yumuşak yüzümü kullanıyor, eve geldi koşa koşa yanıma geldi bi kızdım bi korktu, bi korktu hiç alışmadığı bi muamele şaka şaka kızmadım, yine kıyamadım kızamadım,
senin annen bir melek oluuum değerini bil,
neyse tarçınla uğraşıyorum cnbc-e izliyorum, radikal okuyorum, kaliteli yaşıyorum:)
kaka çiş temizliyorum, esra ceyhan izliyorum, ikbal gürpınar okuyorum amele yaşıyorum,
şimdi benim bi zaman dilimlerim var, lafa bak ee varsa var demeyin, işte bu zaman dilimlerimde çok ilginç oluyorum, böyle zaman zaman radyoda ferdi tayfur çıksın diye dua ediyorum,çalınca duygulanamıyorum, çünkü dinleyemiyorum tahammül edemiyorum, bizim eskiden şimdi rahmetli oldu ruhuna fatiha bi müezzin amcamız vardı 90 yaşında işte onun bile ezan okuken sesi daha az titriyor işte ferdiye tahammülüm yok, neyse bu zaman dilimleride saçmalıyorum yukarki kısımda buna bir örnek teşkil eder umarım,
çok arabeskim be blog, kızını vermiş baba gibiyim zaman zaman, sevdiğini gelinlikle görmüş köşebaşı delikanlısı gibiyim, oğlunu askere yollamış ana gibiyim,oyuncağı parçalanmış çocuk gibiyim, ben neden böyleyim?
neyse neyse süperim süperim, süper staaar ajdaaar,
gece gece üstüm ıslak uyandım, en son altıma ne zaman yaptığımı bile hatırlamıyorum,
bu mandirik yüzünde çiş koktum, kızamadım, kıyamadım perdelerini kaldırınca insan gibi böyle halden falan anlıyor seviyorum işte,
neyse çiş hadisesinden sonra küçük banyonun küvetine kaka yapmış, temizledik kızamadım,
sonra baktım bu benim yumuşak yüzümü kullanıyor, eve geldi koşa koşa yanıma geldi bi kızdım bi korktu, bi korktu hiç alışmadığı bi muamele şaka şaka kızmadım, yine kıyamadım kızamadım,
senin annen bir melek oluuum değerini bil,
neyse tarçınla uğraşıyorum cnbc-e izliyorum, radikal okuyorum, kaliteli yaşıyorum:)
kaka çiş temizliyorum, esra ceyhan izliyorum, ikbal gürpınar okuyorum amele yaşıyorum,
şimdi benim bi zaman dilimlerim var, lafa bak ee varsa var demeyin, işte bu zaman dilimlerimde çok ilginç oluyorum, böyle zaman zaman radyoda ferdi tayfur çıksın diye dua ediyorum,çalınca duygulanamıyorum, çünkü dinleyemiyorum tahammül edemiyorum, bizim eskiden şimdi rahmetli oldu ruhuna fatiha bi müezzin amcamız vardı 90 yaşında işte onun bile ezan okuken sesi daha az titriyor işte ferdiye tahammülüm yok, neyse bu zaman dilimleride saçmalıyorum yukarki kısımda buna bir örnek teşkil eder umarım,
çok arabeskim be blog, kızını vermiş baba gibiyim zaman zaman, sevdiğini gelinlikle görmüş köşebaşı delikanlısı gibiyim, oğlunu askere yollamış ana gibiyim,oyuncağı parçalanmış çocuk gibiyim, ben neden böyleyim?
neyse neyse süperim süperim, süper staaar ajdaaar,
9 Temmuz 2009 Perşembe
beni ağlatma
sen ve ben asit ve baz gibiyiz,
tepkimeye girince ortaya tuzlu gözyaşı çıkıyor,
beni ağlatma.
tepkimeye girince ortaya tuzlu gözyaşı çıkıyor,
beni ağlatma.
5 Temmuz 2009 Pazar
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)




.jpg)




