16 Kasım 2009 Pazartesi

çok başım ağrıyor


uyku düzenim ambele oldu, geceleri ballı ballı sohbetler, sonrasında sabahları uykulu uykulu uyanmalar,

blog aleminde de herkescikler aşık olmuş terkedilmiş, yorulmuş, üzülmüş kırılmış gibi bir hava sezdim, bende de oluyor ama geçiyor işte dedim,
insanlar küçük dünyalarınsa neler yaşıyorlar, ne düşünüyorlar, kimisinin saçları ıslak üşüyor kimisinin bir ayağı diğerini ürkütüyor sağukluğu ile,kimisi yorgun düşmüş hayatın meşgalesinde, kimisi aşık olmuş ilk aşık olan kendisi sanıyor, görüyor heyecanlanıyor, özlüyor mahvoluyor.
küçük dünyalarımızda neler neler oluyor kimseciklerde görmüyor bilmiyor,
uzak uzak haneler gibiyiz ışığımız görünüyor bazen sönüyor bazen kesiliyor,
ev ev üstüne olmuyor..
mum ışığını bile mumla arar oluyor olsak da zaman zaman, hepimiz yaşamayı seviyoruz, her gün birgün daha var diye içten içi minike olsada bir sevinçle kalkıyoruz,
minik dünyalarımızda kendi kulvarımızda koşturuyoruz kaçışıyoruz, sıvışıyoruz, emekliyoruz, sürünüyoruz zaman zaman uçuyoruz..
yumuşak kalkış ve inişler, mutlu uçuşlar

Hiç yorum yok: