25 Aralık 2009 Cuma

öhööm öhöm

bazen bloğumu çok ciddiye alıyorum hal böyleyken birşey yazarken de oldukça kararsız olabiliyorum, oysa burası hayatımın reklam arası gibi bir yer,

çoğu blog sahibi gibi bazen durup hayatıma dışardan bakıp,kendimce çıkarımlar falan yapıyorum, hiç bloglardan tanışıp arkadaş olduğum kimse yok olsun da ister miydim bilmiyorum, bazen hayatımızda birşeyler sanal kalmalı diye düşünüyorum, he hoş kimse de bana mail falan atmadı yorum yazan sevgili okurlarım oldu ama :)

işte şimdi de bloğumu çok ciddiye alır gibi oldum, her ne ise,

bugün bol bol direksiyon eğitimi aldım pek sevgili hocamdan, bir ara bana epey sinirlendi falan;
"fir nereye gidiyorsun"
"hah işte sağı çizersin şimdi"
"kaldırıma çık istersen" gibi sözlerler beni yer yer gıcık etse de kontrol bende olduğu- ve canını:) çook sevdiği için anlayışlı oldu kerata:)
ben de onu bir güzel gezdirdim,
sonra tavla oynamaya gittik, ya şimdi o beni hep yeniyor ya, yani zarları eline alınca herşey değişiyor bir bakıyorum kırmış kapı almış, yoksa kendimi geliştiridm o eski halimden eser yok, yine 2-0 lık (mars yok:) bir skorla zafere edim adımlarla koşarken bi anda oturduğumuz yerin elektrikleri kesildi, aman Allahhım işte aradığım fırsat bu diye gözlerinin içi parlayan ben elime sığdırabildiğim kadar pulu gözden kaybolur hale getirdim,
ancak karşımda oturan sansar bey neler oliiyiii orada diye olayı kavramakta geçikmedi,
sonuç malum yenildim 3-1:((
yani msnde yenilip teşhir edilmenin acısını çıkartıyor, bense her seferinde üff leyip yüzümü düşürüyorum, esasında yenilince bile mutlu olabiliyorum,

sonra ben eve geldim yusuf okuldan feyze adlı bir kıza aşıkmış ve kızın ahmetin tabiri ile "elllaa" gözleri varmış, yusuf bu konularda prensip sahibi ünlüler gibi davranıyor ser verip sır vermiyor, ve yaaa var mı bişi dendiğinde kameralara saldırıyor gibi şeyler yapıyor, olayın ortalık karıştırıcı paparazisi ben ispikçisi ahmet oluyor böyle bir durumda,
napalım böyle yuvarlanıp gidiyoruz

lastrose sanırsam evinde çıldırmış beni çağırdı bizim ev apartmanın en tropikal evi olduğuçün ve lastrosun evi kutup iklimi ile benzerlikler gösterdiğçün sıkı sıkı giyinip meyve çayı içmeye gidiyorum,

"gözlerinden gülümse eksik olmasın, bugün gözünü korkuttum bilerekten şaşkın şaşkın bakışını keşke gözlerime hapsetseydim sonra başa sarar başa sarar izler dururdum"

Hiç yorum yok: