14 Kasım 2010 Pazar

söz verip de almadın, sarı ayva kızıl nar


havalar gel gitli, rüzgar bazen dışarıdan bazen içeriden esiyor , dolmuşa zam geldi bir lira 50 kuruş oldu, artık büyüdüm içime atlet giyiyorum doğrusu giyebiliyorum olmalıydı.

yine her kış olduğu gibi kimse elime mandalina soyup vermiyor, kimse bunu jestten saymıyor çünkü, mandalina kolay soyuluyor ve hemen bitiyor, kış meyvelerinden nar ve kestane hariç diğerleri çabuk yeniliyor, kış günleri kısa çok vaktimizi çalmasınlar diye sanki.

22 yılı doldurdu ruhum aynı bedende,
çok şey değişti, başta ben çok değiştim. bazı hayatlar ben de acı oldular, ben de bazı hayatlarda acı oldum. bilmediğim tanımadığım hayatlarda acı olmamak beni mutlu eder. çünkü içimde hiç beni tanımayan ruhların acıları var, acı platoniğim ben biliyor muydunuz?

22. yaşım çok uzun, yer yer çok güzeldi çok eğlendik çok konuştuk kendisiyle, beraber yeşil kapaklı bonibon yedik, şarkılar dinledik; başlarında (sonlarında dinleyemesek de)
smileyler paylaştık 22. yaşım beni ağlarken güldürdü gülerken ağlattı.
Beni gıdıkladı güldürdü, itip düşürdü ağlattı kerata.
22. yaşım vurgun vurgun üstüne.
22. yaşım annesinden dayak yiyip anne diye ağlayan çocuk gibiydi, dövdüm dövdüm ağlaya ağlaya sarıldı bana pişman olup içer ki oda da" ah ellerim taş olaydı da vurmayaydım" dedim, o görmesin diye hala kızgınmışım gibi bakışlar attım ona kapının eşiğinden gözleri dolu dolu bakarken bana...
22. yaşım konuşçak konu bulamayınca düğüm düğüm olunca martıların kanatlarına ağır bir yük yüklemek gibiydi,
22. yaşım gözümün yaşı gibiydi ağzımdan gülerken akan salya gibi olmadı. O zaman sevmezdi. 22. yaşım bana kocaman kız oldun sen gerçeğini öğretti, tanımadığım tavanlara bakıp uyumaya çalışırken aklıma güzel şeyler getirmem gerektiğini öğretti, umumi tuvaletlerde dostluk kurulmaz çişini yap çık gibi gereksiz şeyler de öğretti ama ben de ona birşeyler öğrettim düşünürsen işin içinden çıkamazsın düşünme gibi opsiyonel birşey öğrettim, böyle her takıldığı boşluğa koyar koyar sonra işine yarar diye öğretmedim. Akıllı kerata kendi kapmış:)
22. yaşım itiraf ediyorum senden ayrılırken ne kadar üzüleceğimi merhaba derken sen bana düşünmeliydim, sonra böyle üzülüyorum dedikçe üzülüyorum.
22. yaşım tanımlanamayan objeydi kılıktan kılığa girdi, içimde ki kalp şeklindeki istemsiz kaslarımın şeklini bile aldı o yüzden seni çok güzel tanımlayamıyorum 22. yaşım burnu sümüklü 7. yaşım olsaydın daha kolay olurdu:)

22. yaşım sen benden gittin başka hayatların 22. yaşı olmaya.
Bir kış ayının bahar akşamında beni burada koydun gittin. Olması gereken buydu değil mi, birbirimizin hayatlarında acı tatlı birşeyler olup da gittik.
22. yaşım sen hep birilerin 22. yaşı olacaksın ve hep birileri seni gülerek karşılayacak, gözlerine duman kaça kaça ardından damla damla su döke döke yolculayacaklar. Kimse sen gelince hissettiği yaşta olamayacak ama sen gittikten sonrasını ben sana yazacağım sen de öğreneceksin.
Sana son bir şarkı göndereyim,






Hiç yorum yok: