30 Ocak 2026 Cuma

Kendine ait bir minder

 İçimde durduramadığım bir yazma arzusu uyandı. Tıpkı eskisi gibi. Eski ben gibi. 

İçimden sürekli konuştuğum için o 7 yaşımda iç konuşmaya dönen özel konuşmam( dersten öğrendim çocuklarda böyle oluyormuş tılsımını kaybetmiş gibi değil mi?) hiç susmadığı için yazmak bana çok kolay. Sadece o kadar hızlı ki noktalama işaretlerine hiç dikkat etmeden, öylesine gelişi güzel yazıyorum. Geri döner de okursam atarım bazı kısımları ve eskitirim onu diye çok kez hiç okumadan entera basıyorum. Böyle okuduğum zaman çok çok sonra çok daha güzel geliyor içime. 

İçimde aynı zamanda uzaklara gitme arzusu uyandı. Trenle. Kimse ile konuşmadan sadece camdan dışarıya bakarak. 

Ve tüm bunlar çocuklarım benden üç gün uzağa gittiklerinde babaları ile oldu. Bağlantıyı kurdum. Kendimi dinlemediğim onca zaman kendimle tekrar karşılaştım. O sevmediğimi ve beni unuttuğunu artık bana küstüğünü sandığım kendimle. Kendine ait bir odası hiç olmamış kendimle. Şimdi kendime ait olan minderimde oturup yazıyorum bunları resmini çekeceğim. Kendi ellerimle ördüğüm yastığım arkamda. Kendi ellerimle  ben kendimi kederlere saldım. 

Kendime hep kızdığım için hep dünyanın görünmeyen ama hissedilen suçlarını onun sırt çantasının iç gözüne koyduğum için o çantayı bana verip kaçmıştı. Hiç birşeyden emin olmadan yaşadım yıllarca. Çocuklarımı sevdiğime emindim. Beni de onların sevdiğine. Emin olduğum en güzel şey buydu. Ve kocam onu sevmeseydim gıdığında huzur bulmazdım. Gıdığında huzur bulduğum. 

Kendimi yine bir kalabalığın içinde, sis bulutuna karıştırıp kaybetmek istemiyorum. Allahım söz bu sefer onu çantasından azad edip ağırlayacağım. Misafirlik değil temelli kalsın. Baktım Bugün az önce ona alnı kırışmış sıra sıra. Sonra bana baktım göz kenarlarım kırışmış neşem ve düşüncelerim sizi kesiştiriyorum. 

Barışın sarılın artık ikinizin de ellerinden tutuyorum. Anlayış düzeylerinden üçüncüsü dışarından perspektif alıyorum ikinizi de anlıyorum. Sevgilerle..


Bunu da eklemeden edemeyeceğim o kadar güzel o kadar insan o kadar kalpten birisini seviyorum ki hıdır hocam. Bu dünya için ne kadar kıymetli olduğunu biliyor mu acaba? Sonra ona methiyeler düşeceğim “ben unutmam önce sen söyle” demesi gibi. 

Ben unutmam önce sen söyle Firdevs..


Hiç yorum yok: