dalgaların susuturduğu insanlardan olmamıştım hiç
-sustun
sen de sustun..
esasın da sözcüklerle aram pek yok ama yazınca daha bir dost görünüyorlar,
ben de yazmalı dedim,zamanında yazılırsa ne ala yoksa sustuklarım yazmadıklarım küstüklerim geldi aklıma ve ardından yazacak hiç birşeyimin olmayışı onlara..
zaman ile yitirdiklerimiz, belki yazınca meydanda bulurlar kendilerini taş atmasak da onlara oracıkta bırakamayız evimize alırız değiştik evet deriz..
zaman her şeye ilaç her şeye düşman her şeye dost başka bişey var mı benden başka derken inatla hızla geçiyor..
zaman ile yazmadıklarımız, konuşmadıklarımız da anlamını yitiriyor, bazı kelimeler insanın içinde patlıyor denmiyor ama
sustun
senden sustun
çok kallavi bir bahane değil..
oturup herşeyi ama herşeyi, çocuk masumiyetimizle düşünmeye kalksak ben dayanamam ağlamaya başlarım, yediğim kazıklar, çektiğim nazlar, duyduğum acılar, incindiğim anlar
oysa ki ben büyürken kalbimin bir tarafının nasırlaşmasını istememiştim, üzülmediğime onca şeye o kadar üzülüyorum anı kurtarmak gibi geliyor heran her yerde yaptıklarımız,
ve an iki dudak arasında hızla her nefeste tükenen sigara gibi nasıl hızlı tükeniyor yalnızca kokusu kalıyor..
ve şu hayatta anı kurtararak hiçbiryere varamadığımı öğrenmek hiçbir anımı kurtarmadı.
ve ansızın hayatımıza girenler diye düşünüyorum,
sen ben diyorum sonra sen susuyorsun ben de susuyorum
sen;-sustun diyorsun
ben de -sen de susutun diyorum ve düşünüyorum
dalgaların susturduklarından değilim, dalgaların düşündürdüklerindenim galiba...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder