3 Kasım 2008 Pazartesi

pastırma sıcakları,

saat 21:21 varsa yoksa bu hurafeler zaten,
fallar, rüyalar, altıncı hisler,
realistik dünyaya ciddi bir dönüş yapsak ne dersiniz,
dedi küçük parmağında elmalı bir yüzük bulunan,
öksürük şurubu kokan genç kız,
gülümsedi ve ardından, bu kocaman samimi bir hasta gülücüğü idi,
öksürük gibi içten cigerden değil ama arkasındaki kalpten geliyordu,
engel olamaz dedi dönen dünya umuduma sevincime sımsıkı sarılmış olmama sevdiklerime,
umutlu bir hasta gülümsemesi,


sağlıklıyken bile bu kadar bu kadar içten gülemeyeceğini bilen elma kokulu rüyaları olan bir genç kızın içinden
klavyeye oradan da senin yanına zıplayıversin,
yerçekimine yenik düşmesin dudak uçların inatçı ol biraz kaldır başını sonra dudak uçlarını,
dünyayı dahi göremeyecek kadar küçülsede gözlerin,
içinde kocaman bir umut büyüsün yarına geleceğe dair,


beni içimdeki çocuk büyüttü,
ben onu büyütemedim...

2 yorum:

Adsız dedi ki...

korkuyorum anne..

puantiyeli dedi ki...

sarıl bana, yum gözlerini,