Merhaba ben, dolaptan bir çıtırtı geliyor sonra sola doğru kayıyor tuvalet masasından geliyor. Ya bu Temmuz akşamında sıcaktan senkronize bir şekilde genleşiyorlar ya da kedi girdi ya da çatıda fare var ben dolaptan çekmeceden sanıyorum bilmiyorum ama lanet olasıca ses beni çok deli etti içime öyle bir kurt düşürdü ki ednan ziyagil gibi. Bakın bugün neler hissettim anlatayım mı etraflıca demek istiyorum ama detaylara girmesem tavşan gibi olucam dağa küsen, girsem saniye hala gibi öğlen olan banyoda düşen annesinin hikayesini sabah uyandığında yoldan geçen patatesçinin narasını anlatarak başlayan. Neyse işte senaryo yazamam ben çünkü bende bıraktığı duygu İçin olayların kabuklarını soyup soyup işte böyle bok hissettim demeye üşeniyorum. Üç gün arkadaşları ile tatile giden adama arefe günü ailesini çata çağırmasını reddettim diye türlü bokluklar ile hayatına saçma bir gerilim sokması oradan da benim hayatıma sıçratması meselesi, vedalaşmadan gitmesi sıfır iletişim ardından da eve varamaması ne bokuma bir hayır uğruna yarab ne içten samimi olduk biz galiba hülyaları batıyor haberi yok işte tavşan yine ben, ayrıca çıtırtı yine geldi. Şimdi terapistime anlattığım gibi anlatsam bana sorsanız bu seni nasıl hissettirdi bok gibi değersiz kıymetsiz desem öfkeni bastırmak İçin ne yaptın dese çok önemsiz değil mi böyle olaylar bir telefon açamadım kimseye anlatamadım bok gibiyim ya çocuklar uyudu arabada birisini sen alır mısın dedim dışarıdayım ben alamam dedi çocuklar uyandı etrafa saçıldı balkonda bir kahve içip değersizliğime dem vuracaktım yapamadım diyemedim. Zaten valla anlatacak hevesim yok çünkü biliyorum unutmuş gibi yapacağım geçecek belki de harbiden unutacağım. Yazdım ya biraz hatırlayacağım. Terapistim dedim ya çok mu itici oldu anlatamadığım İçin kimseye bu yalnızlıklar içinde kendime onu buldum. İtici ama hayat itti. Ne diyelim. Ne pedagojik hatalar yaptım bir sabır abidesiyken huzurla ağlayan terör bebemin ana gelebilmesini beklerken bir anda tuvalete koyup sakinleşince çık diye bağıran bir ebeveyne evrildim ikisinin arasında 6 saat var yok. Bir derinden sandığım darbe var. Hafif bi durumu kabulleniş sonra köprüden önce son çıkış ben ben ben de varıııımmmm böyle yapamazsın bok değiliz biz aramadın sormadın bir hayır uğruna yok saydın varıızzzz biz tuvalette hıçkırarak ağlayan bir çocuğa dönüştü. Bok oldu bir çocuğun koşulsuz gğven duygusu belki tekrarlamaZsa travma olmaz diye her boktan bir tane yapıyorum tuvalette çocuk ağlatma hakkım bitti. Beynimde ne kadar çok şey var bu kadarını nasıl yapıyor beynimiz maşallahhhh annem gibi ansızın tevekkülüm geldi. Bi kere Boşnak Zeliha teyze cinsel bi hikaye anlatıyor annem şok diyor ki gözleri açık maşallahhh subhanallah hahaha. Bi kere de Ayten hanım kocalarımız ölünce rahat edeceğiz minvalli bişi der diyor ki anlamadan hep inşalalhhh gülümseyerek sonra dedim ki anne ne dedi anladın mı ayyyy estağfurullah diyor bence yerlerini karıştırıyor şimdi farkettim. Bugün aşırı bok bok bok bişi öğrendim tüm bu duygu karmaşasını düşünerek ondan kaçıyorum bakın terapi şeyleri böyle ilerliyor siz konuştukça kapılar kapılar açılıyor arkanızdan kapıları kapatmadığınız için terapistiniz de giriyor sonra odada bir dolap kalıyor sizi dolabı da açmaya yüreklendiriyor ve sonra dolap açılıyor siz yalnız başınızda o odada bir süre kalıp bir pencere bulmaya çalışıyorsunuz, şanslıysanız bulup dışarı bakıp evet hayat var devam ediyor buradan çıkacağım diyip mücadeleye devam ediyorsunuz. İlk kapı kocam oldu bu seansımızda dolaptakini ölene kadar konuşmak istemiyorum bu posta bir pencere. Ben baktım hayat var mücadele devam. Ve dolaptan bir çıtırtı daha geldi. İlk kapı çıtırtı aslında yoksa ara bir kapı mı o holden sonra yanlış açılmış hemen kapatılmış gıcırtılı bir kapı mı dolaptan gelen çıtırtı bilemedim bak onu düşüneyim biraz daha..
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder