14 Mayıs 2026 Perşembe

Köşe yazısı eşittir blog

 Bu aralar bir yazarı okuyorum aslında derslerim için kaynak ararken kapsamlı bir derlemesini dinledim sonra romanlarını okuyayım dedim Filistin konusunda hassas tavırlarını izledim falan derken derin stalklarım çok da derin değil beni eski köşe yazılarına götürdü blog yazarı gibi köşe yazısı yazmış. Tıpkı benim tarzımda günlük mesele içsel şeyler kalıplaşmış düşünceler tek farkı düşüncelerimiz ve adım başı İzmirliyim vurgumuz. Bu İzmirlilerin bu ne mana sürekli İzmirliyim demesi. Gittim gördüm marka bişi yok. İnan ki yok. Çanakkaleli daha çok övünmeyi hakediyor sonra Muğlalı öyle sonra hatta ve hatta Antalyalı dümdüz bi sahil kokuyor mermeri kırık dökük kadiköy pasajları gibi pasajlar gevreği desen İstanbul sokak simidi eski yeni tüm halleri ile 1000 basar. Ne bu sürekli saçma sapan İzmirliyim vurgusu. Boyoz bir çeşit milföy toparlak. Alın lan çıkmayın oradan sizin olsun. Havası basık küçük küçük avm ler en gözde semti adananın inan daha güzel valla bak samimi söylüyorum. Neyse bu kadın başörtüsü düşmanı çıktı. Başörtüsüz birine hiç düşman olmamakla beraber bu çılgın ideolojik kırılmayı da hiç anlamıyorum. Sanırım o kadar uzun süredir bu anlamayanlar saldıranlar savunanlar arasında izleyici konumundayım ki ama bi koyuyor her seferinde birini sevip okurken bu da mı be demek. Yalnızca cesurlar ve kimseye yaranmaya ihtiyacı olmayan özgür ruhlar anlamadan düşmanlık etmeyeyi beceriyor. Neyi anladın da düşman oldun neyi tanıdın? 

Geçen böyle yargılarımdan kurtulmak için aşırı tetiklendiğim erkek mi kadın mı nedir ilk bakışta ismini bilmeden anlamayacağınız birinin seminerine katıldım onu ve dediklerini beynimde kendi yargılarımı başka bi yere koydum. Çabalıyorum sınıfta kendini mahvetmiş bi oğlan var makyaj ve deri şeysiler giyiyor baktıkça içim açıyor ama anlamak neden acaba diye düşünmek düşmanlıktan daha zor. İçimin acıması neden kisi

Hiç yorum yok: