
ne güzel günlerimiz oluyor, güneş ışıldıyor, deniz parıldıyor..
ben cıvıl cıvıl oluyorum,
iki kere remember him i üst üste izledikten sonra karnıma saplanan acı kadar tatlı hayat...
kaknüs ya da keyif saatlerinde kadro tamamlanıyor, iskambiller ortaya çıkıyor, kâh gülünüyor kâh demek öyleymiş diye iç geçiriliyor,
hayat, kaknüsteki fatih kadar düşünceli olmuyor bazen;
keyifteki büyük gibi oluyor, kızıyor bıdıklığı kovuyor,
10 numaralık şenliklerimiz olmasada, gönüllerimize şenlik var her hafta, süm, ırmak, çem, zep,şey,,,
kalpler kırılmasın, gönüllere keder dolmasın, yanaklar ıslanmasın, ruhlar karamasın gerisi boş...
nizede seslenelim buradan derslerine çalış, böcek..
hayata tanımadığı insanların yanında tek tanıdığına sıkı sıkı sarılan bir çocuk gibi sarılsak,
birisini kırdığımızda asansörde kalmış çocuk gibi umutsuz ve tedirgin olabilsek,
birisini üzgün gördüğümüzde onlar gibi güldürebilsek,
içimizdeki çocuğu bakkala göndersek, dilediğini al desek onu fındık ile fıstık ile beslesek,
ve onlar kadar çabuk ikna edilebilir olsak bazen,
inanıversek, hayat güzel olurdu,
çocuk oyuncağı aslında hayat,
çocuk olsak da oynasak..
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder