uzun hemde çok uzun bir zaman sonra kadiköye gittim, dershane yıllarım orada geçmişti,
dershaneye gitmezdik genelde, dershanenin en alt katta kimsenin bilmediği bir kapısı vardı oradan tüyerdik, boğanın oraya tüm o mağzaları gezer kendimize akka çanta etek parfüm ruj oje falan alırdık, sonradan o alt kapıyı keşfettiğimiz keşfetti akıllı güvenlik amca oraya kamera koydular, bizde bi güzel danışmaya gider dershaneden birini arar annesiyim çıkmasına izin veriyorum der ve çıkardık, ama zordu yahu, aman zil çalmasın o anda aman anons olmasın, bir arkadaş vardı sigara falan içerdi tuvaletlerde o hallederdi sağolsun, bizde karşılığnda onun sevgilisi gelince camdan alkışlardık, salak çocuklar onure olurdu, iyi kızdı ama bunu üzen bir sevgilisi vardı, annesi babası ayrıydı, gülmeyi severdi ve gülerdi nitekim,
arifler sofrasında alıp alıp yiyemediğimiz yemeklerimiz olurdu, birde yurtta kaırsak eğer ki o hamam böcekli yurta az eğlenmedik, her seferinde bir milyoncudan aldığımız dandirikus terliklerimiz ve kupalarımız vardı, unuturduk birde diş fırçası falan, bizim etüdümüz vardı diyerek az mı turşu suyu içtik, ne biliyim anketörlere acıyan bir bizmişiz gibi anket doldururduk, güzeldi benim ablam dershaneye gelmediğinden rahattım, annem gibi yoksa "ayyy inanmıyorum üstündekileri ütülemedin mi, sen benim kardeşim olamassın , çok utanıyorum senden" diye geliveridi. karanlıkların içinden.
hayatımın yalnızca ama yalnızca bir haftası ablamla aynı sınıfta okudum, o da ben en önde o en arkada oturuyordu ve hoca ödevlere falan bakıyordu lisede olmamıza rağmen, ben hocam yapamdım, uygun vaktim yoktu derken, arkadan" tv izliyordu hocam, saatlerce telefonda konuştu, şeymada ondan yapmamıştır." gibi laflarıyla beni çıldırtı bende bir yöntem bulmuştum kitaplarımı falan almadım babama masraf olmasın yaa beranber bakarız, baba alma boşver zaten aynı sınıftayız falan diyordum, deliriyordu:p sonra diğer sınıfa geçti dayanamadı zavallı ablam :p sonrada dün gece bu senin üstünde değilmiydi "pijamsıyla okula geliyor" falan diye dedikodular çıkardı hakkımda, çok da önemsemedim ben ama severdim ablamla aynı okulda olmayı, aynı sınıfta olmak bööğğğ olsada, tenefüslerde bişi ısmarları, arada bir gelip saçımı çekerdi giderdi, bizim sınıfa çok havasız derdi de bizim tüm sınıf bazı bazı kıl olurdu ablama, bizimkilerde sincap gibi çok üşürdü,
neyse dershane yıllarım güzeldi, o yıllardan çok kişiyle görüşemesemde artık, şimdi yeşil bir babetim var aklıma o yıllar geliyor her baktıkça, kadiköydeki türkmen mağzası bile anılarımda çok özel bir yere sahip, az mı mango kuyruklarında bekledik, kendimize 10 beden büyük kotlar falan almalar, bir keresinde üst üste profiterol aşure kazandibi yiyecek kadar manyak bir tatlı düşkünlüğü, cingenelerden kaçışlar, akmarın oralarda telefon çaldırmacalar, etüt saati gözetmenlere yakalanmalar,
bugün gidince anılar geçidi oldu gözlerimin önünden, benim bağcıklarım çok açılırdı, birileri hep beni beklerdi, büyümüşüm yahu kimsecikleri bekletmedim, osman ağanın önünden geçerken açılırdı genelde:) sedada hızlı hızlı yürüdüğünden beklemezdi de beni, olsun anlattım ona biz öyle yapardık bi kere burda böyle olmuştu, hoşgörü ile karşıladı beni, çok iyisin seda senin çok ii olduğunu sümde söylüyor, erkenden eve gitmelerin, sabahları tatlım ile başlayan mesajlarınla dalga geçsekte seviyoruz seni, hele otobüste beni dört bir yandan çevrelemen çoğ hoştu, aferin böyle devam et..
ve o yıllara ithafen;
ah ne kahraman ne cesur, ne güzel çocuklardık
her yeni günü ümitle nasıl kucaklardık
ah kaldırımlar biliyor, bi devir muhteşemdik
güz güneşinden hüzünlü, ilk yazdan şendik
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder