14 Şubat 2009 Cumartesi

özürlüyüm, hem de yaralı

hayat ansızın hep apansızın gelip sokuyor çomağını,
ve yıkıyor,
ne oluyor lan dedim ben bunlardan da alçakta oturuyorum,
popomda uyuştu burası hiç rahat değil,
laflar çok pis acıtıyor,
bişiler soruyorlaar ama dinlemek istemiyorlar sanki,
çünkü çok pis nefret bulutları üzerimde esiyor,
oha elim kirlenmesin dedi,
hiçbişide bilmiyor,
ben bişi bilmesem öğrenene kadar susarım dedim,
ama ne biliyim,
ben ne çok hata yapmışım meğer modunda gezmeye başladım.
ben takside hıçkıra hıçkıra ağlayacak kız değildim,
hiç bi taksi şöförü bana abla selpak vereyim demedi,
hiç kimse bana koluma girecekmiş gibi bakmadı,
ve herkes benden bu kadar uzakta olmadı,
ve baktım yalnız yapayalnız olmak zor ama başarınca mutlu olacağım dedim,
ne koydu en çok çıkaramıyorum, ard arda yere düşmüş birisine pata küte tekmeler atmaya benziyordu,
-bunun cevabı belli kesin diyordu,
-o zaman nerdeydin
-hiç pişman oldun mu
-geceleri bir kız çocuğu gibi ağlıyor muyum
-neden sebebi
-bizi kandırdın
-daha da aşağılaşma,
gitigide popom daha çok acıdı,
marit çok nefismiş diyerek sustum,
esasında içimden sustum,dışımdan da sustum,
ve hiç bir duyguyu kolay kolay hissedemedim,
acaba içinden haram zıkkım olsun yediklerin demişlermidir,
olabilir,
terkettiler beni,
ama hiç bişi bilmeden ve hiç ama hiç dinlemeden,
nereye kadar gider bu oyun nereye kadar devam eder bilemiyorum,
ama ben yokum,
kepenkler indi...

Hiç yorum yok: