3 Mart 2009 Salı

seninle bazı şeyleri konuşmamız gerekli



ben uçmak istiyorum çok mu,
ben çok uçmak istiyorum yok mu?
ama istiyorum
sonra kulağıma ajda pekkan fısıldadı "hayatta herşey senin istediğin gibi olmuyor" diye
bizim arka sokak çok karanlık, müzik dinlerken o sokakta sesini kapatıyorum, arkamdan biri gelir duyayım diye,
herhangi ayak sesinin sahibini kapkaççı adlediyorum, şimdi gelecek çantamı alacak beni yere itecek üstüm başım çamur olacak diye aklımdan bin bir türlü paronaya kuruyorum..
eve geliyorum hala o korkun felaket senaryoları,
hayatta bir kaç arzum var çok değil az,
olsun istiyorum onlar, ışıl ışıl parıldayan bir araba, saray yavrusu bir malikhane, bitmek tükenmek bilmeyen bir enerji değil.
ufak şeyler, minimum beklenti maksimum mutluluk benim ilkem,
uçmak da istiyorum, hayat biliyorum bazen bu isteklerimle seni yoruyorum,

çok duygusalım bloğum, camdan kağıt atıp ardından terkedilmiş gibi hissedecek kadar,
ona öyle içten baktım ki,
şehirler arası otobüste ağlayan yağmurlu genç kadın gibi..
böyle uzanıp tutmak istedim onu,
hayattan istedim, hayat biliyorum seni yine yormaya çalıştım..

çok geçmişe dönüğüm bloğum böyle dalgaları geri alıp alıp izlemek isteyecek kadar,
geri gelseler aynı şeyi tekrarlayan java programları gibi
istedim hayat,
biliyorum bu sefer dalga geçtin benimle ama..

Allahım sen bize kalp ver,
iyi kalp ver,
sonra kalbimize iyi hükmedebilecek akıl ver,
sonra kalbimize güzel sevgiler ver,
sonra doldukça kalbimiz bize ferahlık ver,
bize kalp ver Allahım...

Hiç yorum yok: