haftasonunda geriye mayışık bir ben kaldı
bakışlarım baygınlaşmış,
bahar gelmiş sanki,
böyle mutluydu gökyüzü,
değişik değişik insalar gördüm
anlam vermediğim ilişkiler,
ayağımı acıtan ayakkabılar,
ellerimi ısıtmayan eldivenler,
ve beni bir anda depresyon havasına sokan bloglar,
böyle değişik değişik hayallerim var,
sana dün bir cafeden baktım ey aziz istanbul
senin yerinde olsam dedim,
şöyle bir silkelenir bu kuru kalabalığı üzerimden atardım,
kime göre neye göre diye sorabilirsin ama,
sana üzülüyorum,
ayıptır söylemesi salağım biraz,
herkese üzülürüm ben,
mesala dün gördüğüm zavallı kıza çok üzüldüm hala üzülüyorum,
sevmiyor çocuk bunu,
gözleri fıldır fıldır,
neyse işte kız kısmına da kızıyorum az akıllı olun plan yapmayın plan,
buluşmadan önce ne giyeceğinizi düşündüğünüz kadar biraz da geleceğinizi düşünün,
bende bayan bilmiş,
birileri sıkıntılarını anlatırken ben demiştim kılıklı gıcık kızlar olurya
"bundan sonra bu mallıkları yapmassın artık aklını başına devşir, ben demiştim gerçi de"
gibisinden adamı gıcık edercesine konuşurlar, kendilerinin durumu da çok farklı değildir,ama işte tecrübeleri vardır bu kızların, neyse
bu kızlar canınızı sıkarlar ben öyle olmak istemedim sevgili okurum ben demek istedim ki üzülme ki ben senin için de üzülmeyeyim,
aziz istanbula yakış, böyle sevimli dur üzerinde, gülümse, havasına hava kat
o da seni sevsin mutlu olduğun günlerde böyle minik açık mavili koyu mavili kuşar başında ötüşsün, pamuk prensesinkinden,
ceylanlar suya insin diyemeceğim, su yok öyle kalabalık istanbul,
ama gün gelir o da olur,
böyle benekli ceylan yavrusu böyle gözleri çok güzel,
herkesten güzel bakıyor, kocaman siyah gözleri var,
sana güzel bi şarkı hediye ettim güzel blog
nilden neyin var bugün gelsin..
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder