unuttum az önce söylemeyi,
birgün dünyayı gezeceğim, tanımadığım şehirlerin sokaklarında kaybolacağım,
safari yapıp, doğal yaşam parklarında şımarık hayvanlara yiyecek vereceğim herşeye inat,
tunus cezair fas mısıra gidip orada değişmeyen biryerler bulacağım yıllara inat,
simyacıyı yaşıyor gibi olacağım ellerime ayaklarıma kına yaktıracağım,
sadece çocukların yediği kalitesiz dili boyayan dondurmalardan yiyeceğim,
ve adını kimsenin bilmediği adalara gidip beyaz kumlarda akrobatik hareketler yapacağım,
geri geri koşup kafa üstü düşeceğim,
deveye ata eşşeğe üzerine binebildim her hayvana bineceğim,
paraşütle helikopterden ırmak nehir gibi bir akarsuyun üzerinden atlayıp, kendimi rüzgara bırakıp çimenlere yumuşak iniş yapacağım,
süt sağıp ineğin poposuna şaplak atacağım,
ufak ufak benim için anlam yüklü şeyler alacağım evimin bir odasını bunlara ayırıp ilerde çocuğuma bunu bana afrikalı küçük bir kız vermişti, üzerinde pembe bir elbisesi vardı gibi ince detaylarla dolu hikayeler anlatacağım, evet birgün dünyayı gezeceğim, bıraktığım iz birkaç kilometreden ibaret olmayacak,
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder