2 Eylül 2009 Çarşamba


çekmecede duran eski telefondan mesajları okumak gibisin sen,
kısa kısacık sürelere zamana yayılmış özlemleri sığdırmak gibisin,
biliyorum dönülmez yollara gidenler "hoşçakal" demez birbirlerine,
bizde demesekte içimden derim ben hoşçakalsın diye,
boş mesajlara düşünce balonları koydum ben,
sen yapamadın yapamazsın da ,
çünkü acımak ana göre zaafken bana göre düşünceli olmaktı, hep merhametide yanlış anlamıştın sen,
zaman değişirken sende değişmişsin meğersem,
hayatımda soru işereti kalmadı galiba,
ünlemler hiç ama hiç olmasa
noktaları her derde deva,
dönülmez yollara gidenler hoşçakal demez birbirlerine,
biz de demedik seninle...


3 yorum:

Adsız dedi ki...

nasıl bi duygu yoğunluğudur bu? sahi dönülmez yollara gidenler ''hoşçakal'' demezler mi birbirlerine? yeniden ümit buldum yazınızla.yüreğinize sağlık.....

Adsız dedi ki...

de gitsin kız sen de hoşçakal diye
hem nebu böyle günümüz bilgi yarısmalarından birindemisiniz? yok efendim dönülmez yollara girmek. gel gündüzle gece olalım de sevdigine kavus. bırak gamı kederi. mutluluk , ona bu yazıyı yazabiliyosan onunladır. deger vermesen hem hala dönülmicek birine yazı mı yazarsın. genclik!!! beni öldürüyosunuz anacım. üstteki komentten daha kırocan olcak ama, sev seni seveni. pesini de bırakma gel seni pamuklara sarıp sarmaliyim de. yerim seni de. dönülmez yazan yollarda u dönüşü yapalım de. yeter ki yasakları beraber cigneyelim de aynı falım sakız gibi. bak gel sen sözlerimi dinle. aşkına sahip çık abicim ablacım. öpütikooo

puantiyeli dedi ki...

:) adsızlar teşekkür ederim,
adsız bir;
ümit verdiysem ne mutlu bana ümitsiz bir yazıyla ümit alan size ne mutlu aslında,

ayrıca adsız iki,
yok aşk meşk durumu yok yazıda,
:)
ama severim beni seveni,
yasaklarıda falım sakız gibi çiğnerim anacim okito:)