22 Nisan 2026 Çarşamba

Feyza’nın gıdık kokusu

 Cennete parfümünü talep edeceğim bu kokunun ve Feyza ve Ömerin bebekliğini yeni konuşmaya başladıkları o halleri ile beraber bir pakette teslimini isteyeceğim. Ayrıca ensarın bebekliğini de çok beğeniyorum onu da versinler ben şöyle kokuyu sıkıp sıkıp bunların gıdığını öpeyim yere yatırıp gıdıklayıp kıkırdatayım.

Bugün bir dersim iptal oldu bir dersim online oldu online dersimi yürüyüşüm ile kesiştirdim iyi oldu kız yükselttim 6,2 de yürüdüm ama aralarda bir darlanma gelmedi değil. Dün de kuzey güneye başlamıştım Allah affetsin kıvancı soyup soyup bize izletmişler biz de böyle hevesli hevesli izlemişiz senaryo ilk başlarda çok iyi, cemrenin annesi gülten  harika iş çıkarıyor bir de Banu’nun ailesi hariç tüm kast yeri yerinde babası olmamış özellikle, neyse bugün bunu izleyemeyeceğimi anlayıp son bölümü biraz ilerlete ilerlete izledim. Aklıma sürekli sümeyyenin bunu rüyasında görüp cima ettiğini anlatıp bundan gündelik bir hadise gibi bahsetmesi geldi. Böyle deli divane fantezi kurduğum bir erkek aktörün olmaması kendimi çok namuslu hissettirdi. Aksinin namussuzluk olduğuna dair bir iddiam yok. Sonra bir gün Sümeyye’den de detaylı bahsetmek isterim. O kadar eski bir mevzu gibi ki arada bir özleyip kahve içelim demek istiyorum ama sümeyye benim kalbimi acıtıyor kendisini tamamlamayan birisi ile evlebensini mi yargılıyorum bu kadar sabit fikirli olmasını mı onun için hayal ettiğim hiç bir şeye tenezzül etmemesi mi ailesi ile olan aşırı idealize edilmiş kimseye bok sürmek istemeyen( bende olmayan) sadakati mi bilmiyorum halini görünce onda sevdiğim şeylerin hala var olduğunu bilince ama bana yetmeyince çok üzülüyorum sanki benim kurtarmam gereken bir çocuktu da kurtaramadım onu gibi onun o farkındalıksızlığı ama farkında olacak olsa da bir bela hangi birini değiştirebilir mesela daha az üremek olabilirdi ama çocukları da tatlı, sapık gibi yapması herşeyi dibine kadar, en sevdiğim insan özelliklerinden neyse sümeyye seni sonra düşüneceğim. Şimdi yarını kafamda planlayıp uyumam gerek.  Bu sefer erkenden yürümeyi planlıyorum. Ve Allahım ne yemek dolapta süper enginarlarım var kendime onu çocuklara biner dolması kek salata çok değişik bir menü oldu ensar bugün  hastaydı işe gitmedi midesi bozuk ona bugün dedim ki ben iyi gün kötü gün hastalıkta sağlıkta derken hastalık kısmında düşünmesi gereken bir insanmışım hemen atlamışım evet diye. Şimdi yazarken fark ettim iyi gün kötü gün hastalık sağlık derken hastalık iyi mi iyinin paraleline yazılmış bunu redakte etmek gerek. Pazar günü de hava çok güzeldi çocuklar ile bahçeye çıktık bi heves geldi. Bu sene çok yağmur yağdı ondan mı onlarca salyangoz topladık bir plastik saksıya sonra hepsini topluca  ağzını üç dört kat poşetleyip çöpe attık sürekli Ömer’e bunlar istilacı dengeyi bozuyorlar falan diye açıklama yaptım ilerde annemle salyangoz toplar öldürürdük demesin diye. Feyza’nın umru değildi dondurma yiyip salıncakta sallanıyordu Ömer’le ikimiz eldivenleri takıp sanki dünyayı kurtardık. Sonra ilaç siparişinde bulundum o manzarayı da hiç sevmiyorum sonra cenaze toplama şeysi midemi kaldırıyor. İzmir’de bi yerde bunun çorbasını yapıp yiyorlarmış keşke gelip hayrına toplasalar. 

Bugün gelişim psikolojisi dersinde yaşlılık konusundaydık orada hoca yaşlılığa yatırımdan bahsetti egzersiz güzel ilişkiler kurmak bilişsel olarak çökmemek için de okuyup yazmak, sonra bu yazma işinin beynime çok iyi geldiği kanısına vardım. Hayatımı derleyip topluyor yaşadıklarımı kayıt altına alıyorum. Ve eskiden bu yazma işinin beni türlü depresyonlardan kurtardığını farkettim. Sağaltım mekanizmamı çalıştırıyor kimsenin beni yargılayacağını düşündüğüm şeyleri onlara iletmemiş olmanın rahatlığı ile yazıp geçiyorum. Hala çok filtresiz değilim hayatımda sürekli aktif bir filtre var geçen Feyza bana ya arkadaşlarım beni tuhaf bulursa diye ağlamıştı hepimiz tuhafız git uyu Feyza demiştim ama tuhaflığımızı direk sununca benim sümeyye yaptığım gibi yargılamalarla başetmek zorunda kalıyoruz. O yüzden bu yargılanma sevilmeme yadırganma korkusu kemiklerimize işlemiş hep bir filtre. Yazmaya devam etme kararı aldım ezcümle. 

Bir de  instagram  ve Twitter’ı sildiğim için telefona bakma ihtiyacını gideriyorum. Geçen bir bakayım dedim neler olmuş diye. Anında yüreğim sıkıştı. Sümeyye ile karşılaşmış gibi değil de sanki bilmemem gereken herşeyi duymuş görmüş olmanın iç bunaltısı. Banane senin seyahatinden banane senin arkadaşını çok sevdiğinden banane senin güncel olaylara olan olağanüstü bilgelik koktuğunu sandığın aşırı parlak fikirlerinden hiçbirinizi merak etmiyorum dedim ve yol aldım. Sildim. Sonra Twitter’a bakayım dedim  boka çevirdiler orayı gerçek olmayan hikayeler anlatan onaylanmış hesaplar oradan da mı para kazanılıyor. En son haberime döndüm. Kendini Üsküdar  meydanında gibi hissediyorum ve Eminönü vapurundayım sanki. Oradan devam. Yürüyüş mü bu yazılar mı yoksa sosyal medyasızlık mı bilmiyorum birşey zihnimi berraklaştırdı. Daha az itibar ediyorum çoğu şeye. 

En az yazmayı umut ettiğim yazılarımdandı ama konu konuyu açtı. Daha da yazardım da erken kalkma hevesi uykumu getirdi. Yarının yemeğini de koyduğuma  göre zihnimden ocağa huzur içinde uyuyabilirim dişlerimi sıka sıka ay tövbe inşalalh sıkmam amin 


Hiç yorum yok: